 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Saygıdeğer hocamız ;
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN 'i saygıyla selamlıyoruz.
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, ruh sağlığı hastalıkları, psikiyatri alanında size önerebileceğimiz en önemli psikiyatrist :
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Cumhuriyet Bulvarı No:192
Üstay Apt K.5 D.9
Gündoğdu Meydanı
Alsancak / İzmir
0.232.4224252
|
 |
 |
 |
 |
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
Otizm otistik çocuklar bebekler
Çocuk dendiğinde aklımıza neşe, canlılık, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji
gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karşılaşır ve onların oyun ve
hayal dünyalarını hayretler içinde seyrederiz.. Aslında çocukları sevimli ve
cana yakın yapan bu özellikleridir. Ancak çevresinde olup bitenlere karşı
ilgisiz , dış dünya ile adeta bağını koparmış, kendi dünyasında yaşamaya çalışan
çocuklar da vardır.
Bu çocukların en belirgin özellikleri sosyal ilişki
kurmadaki yaşadıkları güçlüklerdir. Bu nedenle bebeklik dönemi sonrası toplum
içinde bu çocukları hemen fark edebilirsiniz. Etraflarında örülü o kalın duvarı
aşmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacağınız bu çocuklara
otistik çocuklar denmektedir.
Yeni doğan her bebek yaşamın ilk günlerinde
doğal otistik bir dönem geçirir.Yani çevresindeki insan ve eşyalara karşı
ilgisiz ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkisizdir. Ancak normal gelişim
sürecinde bu dönem bir kaç hafta kadar devam eder ve giderek çocuk dış dünyaya
açılmaya ve çevresiyle ve özellikle insanlarla ilgilenmeye ve ilişkiye girmeye
başlar.
Otistik çocukların çoğu normal sayılan ve çok kısa süren bu
dönemi bir türlü aşamaz ve dışa açılamazlar. Karşısına anne geldiğinde kimse
yokmuş gibi tepkisiz kalan ve adeta bir gülücüğü dahi esirgeyen bu çocuklar
dikkatli bir gözlemci tarafından hemen fark edilebilirler.
Genellikle bebekliğin ilk iki yılı içinde otizme ait belirtilerin başlaması
beklenir. Nadiren bu belirtiler daha geç yaşta da başlayabilir. Otizm
belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar
gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin ilk fark ettikleri
çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel
teması, çocuğunu kucaklaması ve öpmesi her çocuğun arzuladığı bir işlev olmasına
karşın bu çocukları rahatsız eder.
Adeta sevilmekten hoşlanmazlar ve
tepki gösterirler. Ana babanın seslenmesine karşı yanıt vermemeleri nedeniyle
çoğu aile çocuklarının sağır olduğunu dahi düşünebilir. Çevredeki insanların
görünümleri, giysileri dikkatlerini çekmez. dışarıdan izlendiğinde adeta odada
kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçarlar.
Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler.
Normalde
çocuklar uyumadıkları dönemlerde yatakta kalmak istemez anneden ilgi beklerler.
Ancak bu çocuklar uyumadıkları halde saatlerce yatakta sessizce kalabilirler.
İlk dönemlerde anne ve babayı diğer insanlardan ayırmakta güçlük çekmelerine
karşın yaşları ilerledikçe anne babaya bağlılıkları aşırı derecede artabilir ve
ayrıldıklarında yoğun sıkıntı yaşayabilirler.
Otistik çocuklar en çok konuşma gecikmesi şikayeti ile hekime getirilirler.
Bedensel gelişimi yaşına uygun olan çocuğun konuşması yaşıtlarına göre oldukça
geridir. 5 yaşına geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konuşabilir.
Konuşmayı ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için
kullanırlar.
Bir kısmı ise ileri yaşlarda dahi konuşamaz ya da
konuştukları anlaşılamaz. Konuşmanın geriliği yanında bu çocuklarda söylenen
sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları görülebilir.
Konuşmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocuğun ilişki kurmadaki zorluğunu
bir kat daha artırır.
Her yaş çocuğu kendi yaşıtlarıyla oynamaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla bir araya
geldiğinde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalışır. Otistik çocuklar ise hep
yalnız olmayı tercih eder, çocukların içine karışmaz, hep bir köşede yalnız
başına oynarlar.
Kendi özel davranış biçimleri ile diğer çocuklardan
hemen ayırt edilebilirler. Örneğin kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak
üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köşeden diğerine koşma gibi amaçsızca
tekrarlanan hareketleri vardır. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dışı
beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle
belirli oyuncaklarıyla hep aynı biçimde ve tekrar tekrar oynarlar.
Evde
bulunan bazı nesnelere aşırı ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen
nesnelere ilgileri büyüktür. Bazı nesnelere karşı duygusal olmayan ve bize göre
anlamsız aşırı bağlılıkları vardır. Bir parça sicim ya da gazoz kapağı onlar
için vazgeçilmez birer nesne olabilir.
Yaşam içindeki olağan değişimlere
karşı direnç gösterirler. Ev içinde bir eşyanın yerinin değişmesine izin vermez,
eve alınan yeni bir eşyayı kullanmak istemezler. Değişime karşı bu direnç
ailenin hayatında kısıtlamalara neden olacak derecede rahatsızlık verici
olabilir.
Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamaları, kendine zarar verici
davranışlar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yaş ilerledikçe
çocuğun çevresiyle aktif ilişkiye girmesi artabilir ancak sınır koyamama gibi
uygunsuz davranışlar devam eder.
Daha ileri yaşlarda zekası normal olan
çocuklarda önceden olan olayları detaylı hatırlama ve akılda tutmalar
görülebilir. Müzik, hafızada tutma ve okuma gibi bazı özel alanlarda garip ve
akıl almaz becerileri olabilir.
Otistik çocukların aile tarafından hekime ilk getirilme nedeni genellikle
konuşmalarındaki gecikmedir. Oysa daha ilk yıl içinde çocuğun dış dünyaya
kapalılığı ilgili bir anne tarafından fark edilebilir. Kendisi ile dış dünya
arasında kalın bir duvar olan bu çocuklar annelerinin gösterdiği sevgi ve ilgiye
adeta kayıtsız kalırlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak
çocuğuna karşı ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler bu bozuk gidişi
anlamayabilirler.
Otistik çocukların bir çoğunda zeka düzeyi normalin altındadır. Bu çocuğun
genel olarak işlevselliğini azaltan bir faktördür. Yapılan araştırmalar otizmin
toplumda yaklaşık 10.000 çocuktan 4 ünde görüldüğünü göstermiştir. Erkek
çocuklarda kızlara oranla 4-5 kat daha fazla sıklıkta görülür. Otistik
çocukların kardeşlerinde bu hastalığın görülme sıklığı normal çocuklara oranla
daha fazladır
• 3698 defa okundu
• Sayfayı yazdır
• Sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı Yazılar
| | |
|
 |
 |
 |
 |