diyet zayıflama kilo verme -  lazer epilasyon -  güzellik cilt bakımı saç ekimi selülit -  lazer epilasyon -  plastik estetik cerrahi -  lazer epilasyon
 lida yosun kapsülü ile zayıflama -  erkeklerde lazer epilasyon -  diyetsiz zayıflama ürünleri bitkisel zayıflama -  lazer epilasyon fiyatları
 • sağlık rehberi
 • ağız diş sağlığı
 • bebek çocuk sağlığı
 • cinsel sağlık cinsellik
 • çocuk cerrahisi
 • diyet zayıflama kilo verme
 • enfeksiyon hastalıkları
 • fizik tedavi ftr fizyoterapi
 • genel cerrahi
 • genetik sağlık
 • göğüs hastalıkları
 • göz hastalıkları
 • güzellik cilt bakımı
 • iç hastalıkları dahiliye
 • ilk yardım acil servis
 • kadın hastalıkları doğum
 • kalp damar sağlığı
 • kulak burun boğaz
 • lazer epilasyon
 • nöroloji ağrı
 • ortopedi travmatoloji
 • popüler sağlık
 • plastik estetik cerrahi
 • radyoloji
 • ruh sağlığı psikiyatri
 • üroloji bevliye
 • Çocuklarda ilaç dozları
 • Çocuklarda sıvı tedavisi
 •Total Parenteral Nütrisyon
 • DRALIGUS   ANASAYFA


 • TUS sınavı soruları
 • şifalı bitkiler
 • medline pubmed
 • web hosting
 • online alışveriş
 • online kitap satış
sponsor 1
sponsor 2

karın ağrısı çocuklarda karın ağrıları


Öncelikle konumuz çocuk hasta ve çocuğun karın ağrısı olduğuna göre çocuk ve karın ağrısı terimleri konusunda bilgilerimizi tazeleyelim. Çocuk hasta; yenidoğan döneminden, adölesan döneme kadar olan  zaman sürecindeki hasta topluluğudur. Karın ağrısı ise, karın içi veya başka sistemleri ilgilendiren çeşitli hastalıkların seyri sırasında sıklıkla karşılaşılan bir semptomdur. Karın ağrılarının nedenleri çok çeşitlidir.

Bize karın ağrısı ile başvuran hastaların ancak % 5 inde ameliyatı gerektiren bir hastalık bulunabilir. Bu grup hasta akut karın tablosu ile başvurmaktadır. Akut karın ise, daha çok intraperitoneal ancak zaman zamanda ekstraperitoneal bölgedeki inflamatuvar ve cerrahi tedavi gerektiren hastalıkların ortak klinik semptom ve bulgularını  tanımlayan bir terimdir. KARIN AĞRISININ FİZYOPATOLOJİSİ :
Viseral yada Splaknik ağrı; Viseral peritonlu intraabdominal organlardan orijin alır. İçi boş organlardaki distansiyon, solid organlardaki kapsül gerilmeleri ve iskeminin yapmış olduğu uyarılar , viseral afferent sinir lifler ile spinal korda taşınır.  Bu ağrı yaygın ve lokalize edilmesi güç bir ağrıdır ve derin bir ağrı olarak ifade edilir. Ağır  viseral ağrı; terleme, taşikardi yada bradikardi, hipotansiyon, ciltte duyarlılık ve karın kaslarında istemsiz spastik kontraksiyonlar gibi otonomik reflekslere de neden olur.

Somatik Ağrı; Somatik yada parietal ağrı, karın duvarından, mezenterden veya diafragmadan orijin alır. Somatik afferent liflerle segmental spinal sinirlere taşınır. Somatik ağrı genellikle viseral ağrıdan daha keskin ve daha bellidir ve daha iyi lokalize edilir.

Vuran Ağrı; Ağrı patolojik taraftaki dermatom boyunca hissedilir. Diafragmatik irritasyon omuz ağrısı ile birlikte C4 dermatomunda, Bilyer ağaç hastalıklarında ise T9  dematomunda ve sırtta hissedilir.

KARIN AĞRISI İLE GELEN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Karın ağrısı ile acil servise gelen hastaların yaşı ne olursa olsun,  üçte birinin tanısı, tam olarak  konulamamaktadır. Yenidoğan ve bebek hastalarda ağrının lokalizasyonun tanımlanmasının çok zor olması ve karın içi hacimlerinin de çok küçük olması nedeniyle tablonun değerlendirilmesi de zordur. Ayrıca kemik pelvislerinin az gelişmiş olması, karın kadranları arasındaki mesafenin azlığı nedeniyle tablonun değerlendirilmesi daha da  güçleşmektedir. Çocukluk çağındaki hastaların değerlendirilmesi sırasında hastanın öyküsü ve fizik inceleme çok önemlidir.

ÖYKÜ :
Öyküde hastanın yaşı, karın ağrısının başlama şekli, devam ettiği süre, ağrı kesici ilaç alıp almadığı çok önemli parametrelerdir. Bu parametreler değerlendirilirken, öykünün alındığı kişinin güvenilirliği, hastalığın başından beri yanında olup olmadığı, zeka ve bilgi düzeyi, mutlaka dikkate alınmalıdır.

- Hastanın yaşı; Acil servise huzursuzluk yada sürekli ağlama nedeniyle getirilen bir yenidoğan yada bebeğin karın ağrısı olabileceğini mutlaka düşünerek fizik inceleme ve tetkikler bu yönde yönlendirilmelidir. Süt çocuklarında  konjenital nedenler, invaginasyon, boğulmuş fıtıklar, kolik, 2 yaşın üzerinde gastroenteritler, apandisit, Adölesan bir genç kızda ovulasyon ağrısı (mittelschmerz)  yada dismenore olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

 - Ani başlayan ağrılar; Genellikle organ torsiyonlarını, içi boş organ perforasyonlarını , invaginasyonu düşündürür. Yavaş başlayıp artan ağrılar;  Akut apandisit, kolesistit. pankreatit gibi inflamatuvar hastalıkları düşündürür. Zaman zaman ortaya çıkan, bir süre sonra ortadan kaybolan ağrılar; Orak hücreli anemi, üriner enfeksiyon, paraziter enfestasyonlar, kistik fibrozis, kronik kabızlık ve inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür. Karın ağrısı 24 saat içinde geçmiyorsa altında cerrahi bir patoloji aramak gereklidir.

- Ağrının lokalizasyonu da çok önemle değerlendirilmelidir. Mide, duodenum, proksimal ince barsak , safra yolları veya pankreasla ilgili hastalıklarda ağrı epigastrik bölgede,  Apandisitde başlangıç döneminde ,distal ince barsak çekum ve proksimal kolonla ilgili hastalıklarda göbek çevresindedir. Distal kolon, üriner traktus ve pelvik organlarla ilgili ağrılar genellikle suprapubik bölgede hissedilir. 

- Ağrının yayılımı varsa öğrenilmelidir. Safra kesesi hastalıklarında ağrı sırta ve sağ skapulaya,  diafragma irritasyonlarında omuza,  üreter ve ya gonadlardaki patolojilerde kasığa, pankreas, retroperitoneum ve sakrumla ilgili patolojilerde ağrı sırta yayılır.

- Ağrı ile birlikte kusma sık görülen bir semptomdur. Ağrı ile aynı anda başlayan kusma; üriner sistem koliklerinde, invaginasyonda, gastroenteritlerde görülür. Ağrıdan bir süre sonra olan kusma da intestinal obstruksiyon ve akut apandisitte görülebilir.

 - Özgeçmişde: Nefrotik sendrom, siroz, asit, karsinoma ve immün yetmezlik varsa primer peritonit olasılığının yüksek olduğu düşünülmelidir.

Birkaç hafta önce geçirilmiş bir ÜSYE, akut romatizmal ateşi, künt karın travması ise pankreatit yada pankreatik pseudokisti düşündürmelidir.

- Diğer sistem bulguları: Ağrı ile birlikte öksürük olması; Sağ alt lop pnömonisini yada tonsillite sekonder mezenterik lenfadenopatiyi , Alt gastrointestinal kanamasının olması; Meckel divertikülünü, Henoch-Schönlein purpurasını, invaginasyonu, Hematürinin olması; ürolithiasisi, hemolitik üremik sendromu, Henoch-Schönlein purpurasını, Adet gören bir kız çocuğunda olması; Mittelschmerzi, over kisti torsiyonu yada rüptürünü düşündürür.

FİZİK İNCELEME:
Karın ağrısı ile gelen çocuğun muayenesi sabırla, nezaketle ve yumuşak olarak yapılmalıdır. İncelemeden önce çocuğun güveninin kazanılması çok önemlidir. İncelemenin ilk bölümü yalnızca gözlemle yapılır. Çocuk ailesi ile ve hemşire ile birlikte, muayene odasında,  yürüyebiliyorsa yürürken gözlemlenmelidir. Hekim ilk gözlemi ile hastalığın ciddiyeti hakkında fikir edinmelidir. Peritoneal irritasyonu olan çocuk, bitkin ve ayaklarını karnına çekerek yatar. Kolik tarzında ağrısı olan çocuklar inler ve rahatsız olarak ileri geri sallanırlar. Çocuğu ayakta tutarak yukarı ve aşağı zıplatmak, periton irritasyonunun tespiti için oldukça faydalı bir yöntemdir.

Sistemik muayene hem intraabdominal hem de ekstraabdominal karın ağrılarını tespitinde çok önemlidir, Bu nedenle tam bir fizik inceleme yapılmalıdır. Vital bulgular mutlaka kaydedilmelidir. Örneğin Hipertansiyon; Henoch-Schönlein purpurası veya hemolitik üremik sendromla birlikte olabileceği gibi, hipotansiyon; postmenstrüel bir kanama yada ektopik gebelikte bulunabilir. Taşikardi kompanse şok veya sepsisteki hipovoleminin belirtisi olabilir. Hızlı solunum alt lob pnomonisi yada peritonitte görülür. Kussmaul şeklindeki solunum diabetik ketoasidozu düşündürmelidir. Alt ekstremite derisindeki makulopapüler döküntüler Henoch-Schönlein purpurasını, Eritema marginatum akut romatizmal ateşi, Sarılık safra yolları hastalıklarını, orak hücreli anemide hemolitik krizi, hepatiti, Eritema nodosum ve pyoderma gangrenosum ise inflamatuvar barsak hastalıklarını düşündürür.

Karın Muayenesi önce inspeksiyon ile başlar. Karın düz mü? Çökük mü? Yoksa distandü mü? Peristaltizm görülebiliyor mu? Travma izi  var mı? Renk değişikliği var mı? Damar genişlemeleri var mı? Yüksek yerleşimli testis  yada boğulmuş fıtık var mı? İnsizyon skarı var mı? Bu bulgular değerlendirildikten sonra, oskültasyon yapılmalıdır. Tüm karın kadranları steteskop ile dinlenir. Hipoaktif barsak sesleri peritonit lehine değerlendirilir. Beş dakika boyunca barsak sesi duyulmazsa ileus düşünülmelidir. Barsak seslerinin artması gastroenteriti, çok tiz ve mekanik olan sesler obstruksiyonu düşündürür. Sıra palpasyona gelmeden önce çocuğa neresinin ağrıdığı sorulur ve muayeneye ağrının olmadığı yerden başlanacağı söylenir. Eğer mümkünse çocuğun dikkatinin dağıtılması amacıyla karmaşık sorular sorularak muayeneye başlanır. Muayene  sırasında eller soğuk olmamalıdır. İşlem sırasında çocuğun yüz görünümü gözlenmeli ve ona göre muayene yönlendirilmelidir. Sonraki aşama perküsyondur. Kibar bir şekilde yapılan perküsyon,  rebound duyarlılık için yeterlidir. Organ büyüklükleri de bu yöntemle tespit edilebilir. Timpanizm içi boş organ perforasyonları ve intestinal obstruksiyonda görülebilir.

Palpasyon muayenede en değerli olan aşamadır. Kibar palpasyon endişeli çocuklarda steteskopla dinleme yapılırken yapılabilir. Tüm karın en ince ayrıntıları ile sistematik olarak palpe edilmelidir. Eğer palpasyonda rijidite varsa perforasyon düşünülmelidir. Defans ve rebound cerrahi bir patolojinin, yani akut karının göstergesidir. Derin nefes ve ağlama periyotları arasında yapılan palpasyonla tümöral kitleler tespit edilebilir. Çocuğun öksürtülmesi, pelvisinin hafifçe sallanması, topuklarının ayakta iken kaldırılıp yere vurulması sırasında rebound hakkında bilgi sahibi olunabilir. Karın muayenesi çocuğun oturtularak kostovertebral duyarlılığının  tespiti ve omurga palpasyonu ile bitirilir.

Eksternal genital muayene çocuklarda rutin olarak yapılmalıdır. Erkeklerde balanit ve üretrit karın ağrısı yapabilir. İnmemiş testis varlığı intraabdominal testiste torsiyonu akla getirebilir. Kız çocuklarda vaginal atrezi yada imperfore himen karında kitle yada akut karınla ortaya çıkabilir.

Rektal muayene muayenenin en son parçasını oluşturur.  İşlem yapılmadan önce mutlaka çocuğa anlatılmalıdır. Bol miktarda kaydırıcı kremlerle ve mümkün olan en yavaş ve kibar şekilde yapılarak kitle varlığı, duyarlılık, rektal kanama ve sfinkter tonusu hakkında bilgi edinilebilir.

LABORATUAR :
Laboratuar çalışmaları karın ağrısının nedenini bulmak için yardımcı yöntemlerdir.

Tam kan sayımı (CBC); Enfeksiyon ve kanama ile ilgili bilgi verecek olan asıl yöntemdir. Lökositoz akut apandisitlerin çoğunda, intestinal obstruksiyonların yarısında ve kolesistitlerin bazılarında görülebilir. Gastroenterit ve nedeni belli olmayan karın ağrılarında % 31-43 oranında lökositoz görülür. Periferik yaymada eritrosit destrüksiyonu ve trombositopeni  olması hemolitik üremik sendromu gösterebilir.

Biyokimyasal tetkikler; Serum elektrolitleri ve kan gazları, kusma ve diarede faydalıdır. Karın ağrılı bir hastada metabolik asidoz  olması sepsis, hypovolemik şok, diabetik ketoasidoz, zehirlenme veya böbrek yetmezliğini düşündürür. Serum glukoz yüksekliği diabetik ketoasidozu, BUN ve kreatinin hidrasyon durumunu ve böbrek patolojisini gösterir. Karaciğer Fonksiyon testleri ve amilaz tayini hepatit ve pankreatitte faydalıdır. Pankreatitden şüphe edildiğinde, amilaz kreatinin klerens oranı aşağıdaki formülle hesaplanmalıdır.

  İdrar amilazı                  Serum kreatinini        

  -----------------    X    ---------------------------   X 100

  Serum amilazı                İdrar kreatinini

 
Buradan çıkan sonuç % 5 den  yüksekse hastada pankreatit olduğu kabul edilmelidir.

İdrar tetkiki; Karın ağrılı çocukta mutlaka yapılmalıdır. Bakteriüri ve piyüri üriner enfeksiyonu gösterir. Üreter ve mesaneye yakın komşu olan inflame apendiks idrarda lökosit görülmesine neden olabilir. Hematürinin  varlığı ürolithiasisi, yada üriner enfeksiyonu düşündürür. Hematüri ile birlikte görülen proteinüri de Henoch-Schönlein Purpurası ve hemolitik üremik sendrom düşünülür. Glukozüri diabet ve sepsiste görülür. Ketonüri diabetli veya oral olarak yetersiz beslenen hastalarda görülebilir. Şarap rengi idrar porfiriyi düşündürür.

Her ne kadar ülkemiz için daha az olasılık olsa da, karın ağrısı olan seksüel olarak aktif olan adölesanlarda HCG testi yada gebelik testi, idrar yada kanda yapılabilir. Radyolojik tetkikler yapılmadan bu konu aktif olarak seksüel yaşamı olan adölesan kızlarda sorgulanmalıdır. Pelvik inflamatuvar hastalık düşünülüyorsa vaginal  ve servikal gram yaymaları yapılabilir.

Radyolojik tetkikler; Eğer intraabdominal patolojiden kuvvetle şüphe ediliyorsa, radyolojik tetkik olarak, yatarak yada ayakta direkt karın grafisi çekilmelidir. Eğer hasta ayakta duramıyorsa sol yan dekübitis film, ayakta çekilen filmin iyi bir alternatifi olabilir. Eğer pnömoniden şüphe ediliyorsa, hastada öksürük ve takipne varsa akciğer grafisi de çekilmelidir. Filmlerde  hava-sıvı seviyeleri, serbest hava, intestinal obstruksiyon, kalsifikasyon, yabancı cisim ve kitleler görülebilir. Hava-sıvı seviyeleri, sentinel luplar, ve gazsız karın; intestinal obstruksiyonu destekler. Diafragma altında serbest hava perforasyonu gösterir. Yumuşak doku kitleleri varlığında barsak gazlarında yer değişikliği gözlenir. Radyoopak yabancı cisimler, apendiks ve Meckel divertikülünde fekalitler, safrakesesindeki ve üriner sistemdeki taşlar da radyolojik olarak tespit edilerek tanı koymada faydalı olacaktır.

Eğer karın grafileri şüpheli ise ve tanı koymakta faydasızsa ultrasonografi sonraki etap olarak düşünülmelidir. Ultrasonografi çocuklar için ideal bir yöntemdir. Ağrısız, noninvaziv, radyoaktif olmayan, kontrast madde gerektirmeyen ve pekçok sistemin değerlendirilebildiği bir yöntemdir. Tek olumsuz yanı yapanın tecrübesi ile orantılı olarak tanı koydurucu olmasıdır. Ultrasonografi ile alt karın ağrısı olan adölesan kızların ağrı nedeni, pankreatit, kolesistit, apandisite yada başka enfeksiyonlara bağlı apseler, hidronefroz , over kökenli lezyonların tanısı kolaylıkla konulmaktadır. Ultrasonografi cihazlarındaki teknolojinin gelişmesi ve yapan kişilerin tecrübesinin artması ile invaginasyon ve apandisitli hastaların bazılarında oldukça yüksek oranda tanı konulabilmektedir.

Bilgisayarlı tomografi ve dopler ultrasonografi de karın ağrısı olan hastalarda azda olsa kullanılmaktadır. Travma ve intraabdominal kitlelerde tomografinin, akut skrotumlu olgularda doplerin faydalı yöntemler olduğu gösterilmiştir.

KARIN AĞRILARININ SINIFLANDIRILMASI :
Bu konuda çok çeşitli sınıflandırmalar yapılabilir. Bunlardan yaşa göre yapılan sınıflandırma Tablo I. de gösterilmiştir.

Tablo I.  Yaşa Göre Karın Ağrısı Nedenleri:
İnfant                                     Çocukluk Dönemi                        Adölesan             
Kolik                                Gastroenterit                           Ovulasyon ağrısı
İnvaginasyon                     Apandisit                                Pelvikinflamatuvar h.      
Nekrotizan enterokolit          Pankreatit                              Testis torsiyonu
Hirschsprung Hastalığı          Henoch-Schönlein Purpurası       İnflamatuvarbarsak h.
Volvulus                            Hemolitik üremik Sendrom           Biliyer hastalıklar
İnkarsere inguinal herni        Peptik ülser hastalığı                  Ektopik gebelik
Perforasyon                       Konstipasyon 
                                       Üriner enfeksiyon
                                       Fonksiyonel karın ağrısı                                   

Bir diğer sınıflandırma şekli de nedene göre yapılan sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmaya göre de karın ağrıları iki ana gurupta toplanabilir. Bunlar:

KARIN AĞRISI NEDENLERİ
1. Ekstraabdominal nedenler
a. Yansıyan karın ağrısı : Visseral organlardan gelen ağrı aynı spinal segmenti paylaştığı dermatoma ait deri alanında, asıl yerleşiminden uzakta hissedilebilir. Karın ağrısı ile başvuran her çocukta yansıyan ağrının da olabileceği dikkate alınmalıdır.
b. Diğer nedenlerle olan karın ağrıları : Kurşun zehirlenmesi, porfiri, epilepsi, diabet, astma, romatizmal ateş, orak hücreli anemi, hiperparatiroidi.
2. İntraabdominal nedenler
a. Acil cerrahi girişim gerektirenler (akut karın)
b. Seyri sırasında  acil cerrahi girişim gerektirebilecekler
c. Acil cerrahi girişim gerektirmeyenler
3. Rekürren karın ağrısı

Karın ağrıları, olarak  Tablo II. de ayrıntılarla gösterilmiştir.                      

Tablo II. Karın Ağrılarının Nedenleri
Ekstraabdominal Nedenler                       İntraabdominal Nedenler                             
Alt lop pnömonisi                           1. Acil Cerrahi Girişim Gerektiren:     
Diabetik ketoasidoz                               İnvaginasyon     
Romatizmal ateş                                   Akut apandisit
Orak hücreli anemi                                Meckel divertiküliti
Hemofili                                       2. Hastalığın Seyri Sırasında Cerrahi Gerektirebilen:
Epilepsi                                               Konjenital Aganglionik Megakolon
Kurşun zehirlenmesi                               Nekrotizan enterokolit
Hiperparatiroidi                                     Meckel  Divertikülü
Vertebral disk inflamasyonu                     İnguinal herni
Porfiri                                                  Peptik Ülser
                                                         Safra kesesi hastalıkları
                                                         Safra kesesi hidropsu 
                                                         Akalkülöz kolesistit 
                                                         Kolelithiasis 
                                                         Koledok kisti 
                                                         Pankreatit
                                                         Primer peritonit
                                                         Adeziv intestinal obstruksiyon
                                                         Gastrointestinal yabancı cisimler
                                                         Malrotasyon
                                                         Duplikasyon
                                                         Mezenter kisti
                                                         Urakal kalıntılar
                                                         Kistik fibrozis
                                                         Gonadal patolojiler
                                                         Paraziter hastalıklar
                                                         Askariasis
                                                         Amebiasis 
                                                         Tifo
                                                         Polipler
                                                         Tümörler
                                                         Crohn hastalığı : %20 sine apandektomi yapılır
                                                         Ülseratif  kolit
                                                         Henoch-Schönlein purpurası
                                                         Hemolitik üremik sendrom
                                                         Pyojenik karaciğer apsesi
                                                         Tüberküloz peritonit
                                                         Gastrointestinal hemanjiomlar

                                                3. Cerrahi Girişim Gerektirmeyen :
                                                         Gastroenterit
                                                         İdrar yolu enfeksiyonu
                                                         Aşırı beslenme
                                                         Pelvik inflamatuvar hastalık
                                                         Kabızlık
                                                         Süt protein intoleransı
                                                         Hepatit
                                                         Mezenterik lenfadenit
                                                         Mittelschmerz

Acil servise başvuran nedeni bilinmeyen şiddetli karın ağrılı çocuklar, major intraabdominal patolojiler gibi değerlendirilmeli ve transport sırasında bazal yaşam desteği verilmelidir.  Gerekiyorsa havayolu açılmalı, solunum ve dolaşım desteği sağlanmalıdır. Vital bulgular monitorize edilip, üst ekstremiteden ıntravenöz yol açılmalıdır. Karın ağrısının tam nedeni açıklanana kadar oral alması ve analjezik alması engellenmelidir.  Tedavi için ise karın ağrısının nedenlerinden hangisi olduğu  tespit edilip ona göre yaklaşımda bulunulmalıdır.

Bu sınıflandırmalardan sonra Acil Servise karın ağrısı ile başvuran çocuk hastaların en sık başvuru nedenlerinden birkaçının genel özelliklerini anlatarak devam edelim.

İnfant Dönemi :
Kolikler:
Genellikle 3 aylıktan daha küçük yaşta, ağlama ile birlikte aralıklı olarak görülen karın ağrısı nedeniyle acil servise başvururlar. Atak ani olarak başlar ve saatler boyunca sürebilir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, daha çok açlığa bağlı olarak yutulan havanın barsağa geçmesi nedeniyle olduğu düşünülmektedir. Koliğin tek bir nedeni yoktur. Alınan gıdaların barsaklardaki fermentasyonu sonucunda oluşabilir. Verilen gıdaların değiştirilmesi atakları azaltabilir. Hastalar gaz ve gaita çıkışı ile rahatlayabilir. Bu nedenle gazının çıkartılması sağlanmalıdır. Hastanın almış olabileceği muhtemel allerjik gıdalar sorgulanarak , bu gıdaları alması  engellenmeli ve çok yada az besleme yapılmaması sağlanmalıdır. Yapılacak olan dikkatli bir fizik inceleme ile başka olabilecek nedenler, örneğin;  invaginasyon, boğulmuş fıtık, otit, pyelonefrit gibi olayların ayırıcı tanısı yapılarak ekarte edilmelidir. Ailenin endişeleri kolik hakkında bilgilendirilerek giderilmelidir.

İNVAJİNASYON :
Proksimaldeki barsak segmentinin  distaldeki barsak içine girmesidir. Her yıl 1000 canlı doğuma karşılık 1.5-4 invajinasyon görülmektedir. Sıklıkla 4-10 aylık bebeklerde görülür. 2 yaşın altındaki çocukların en sık intestinal obstruksiyon nedenidir. Karın ağrısı nedeniyle ameliyat edilen 1 yaş altındaki çocukların en önemli ameliyat nedeni bu hastalıktır. 5-12 ay arasındaki erkek çocuklarda daha sık görülür. Ancak yenidoğanlarda ve daha büyük çocuklarda da görülebilmektedir. İnvajinasyon tedavi edilmediğinde hızla fatal seyredebilen bir hastalıktır. Hastalık erken tanındığında uygun tedavi ile mortalitesi çok düşüktür. Bu nedenle en küçük bir invajinasyon şüphesi varlığında çocuk cerrahisi bölümü ile konsültasyondan kaçınılmamalıdır.

Nekrotizan enterokolit (NEC):
Yenidoğan döneminin en ciddi ve en yaygın abdominal acil olayıdır. Nedeni tam olarak belli değildir. Çeşitli derecelerde oluşan mukozal ve transmural nekrozla karakterizedir. Çoğunlukla prematürelerde olur.  Asfiksi, hipotermi,doğum travması, erken beslenme, umblikal ven kateterizasyonları gibi perinatal strese yol açan durumlardan sonra görülebilir. Karında şişlik, kusma, genel durum bozukluğu ve kanlı kaka yapma ile başvurabilir. Direkt karın grafisinde bu hastalık için tanı koydurucu olan pnömatozis intestinalis görülür. Portal vende gaz görülmesi hastalığın ağır tabloda olduğunu, diafragma altında serbest hava görülmesi ise perforasyonu gösterir. Tedavi, nazogastrik dekompresyon, barsak istirahati, intravenöz sıvı, multiple intravenöz antibiyotik ile yapılır. %20 civarında ameliyat olasılığı olan hastaların % 25 i kaybedilir.

Hirschsprung Hastalığı:
% 33 oranı ile yenidoğan döneminin en sık intestinal obstruksiyon nedeni olan ve konjenital aganglionik megakolon diye de adlandırılan bu hastalık 1500 ila 3000 doğumda bir görülür. Bu hastalıkta rektum ve kolondaki submukozal ve myenterik  pleksuslardaki parasempatik ganglionik hücrelerinin olmaması nedeni ile peristaltik aktivite bozulduğundan, kabızlık ve karında şişlik görülür. Hastalar doğumdan sonraki 48 saat içinde spontan olarak mekonyum çıkaramazlar. Tanı konulamayan hastalarda enterokolit ve perforasyon nedeniyle ciddi tablolar oluşur. Baryumlu kolon grafisi ile dar ve geniş segmentler tespit edilebilir. Kesin tanı rektal biyopsi ile konur. Tanı konulduktan sonra tek yada çok aşamalı tedavilerle hastalık tedavi edilir.

Volvulus:
Normal barsak rotasyonunda veya mezenterin fiksasyonunda doğuştan olan anormallikler nedeniyle oluşan bu hastalık,  barsakların rotasyon anomalileri ve dolaşım bozuklukları ile kendisini gösterir. Yaşamın ilk ayında çoğu semptomatiktir. Aralıklı kusmalarla görülebildiği gibi, ani safralı kusma ve şiddetli karın ağrısı ile de başvurabilir. Karında ani bir distansiyon, kanlı kaka yapma ve dehidratasyon ve şok bulguları ile kendisini gösterebilir. Fizik incelemede genellikle duyarlı ve distandü karınla karşılaşılır. Çekilen ayakta direkt grafilerde genişlemiş mide ve proksimal barsak dışında hiç gaz gölgesi görülemez. Hastalar kardiyovasküler stabilizasyon ve nazogastrik dekompresyonu takiben acilen ameliyata alınır. Tam obstruksiyona yol açan volvuluslarda, 1 ila 2 saatte barsak nekrozu olacağından, çok çabuk karar vererek ameliyatla volvulusu düzeltme uygulaması yapılmalıdır.

İnkarsere inguinal herni:
İki yaş altındaki çocuklarda en sık cerrahi gerektiren hastalık fıtıklardır. Kasık fıtıklarının% 40 ı 6 aylıktan önce görülür. Genellikle sağda ve erkeklerde kızlara göre 9 kez daha fazla sıklıkta görülür. Fıtıklı çocuklar genellikle semptomsuzdurlar. Kasık fıtıklarında çocuklarda erişkinlerden daha fazla oranda boğulma olur. Hastalarda huzursuzluk, inguinal bölgedeki kitlede duyarlılık ve kusma vardır. Fizik incelemede karında distansiyon ve dehidratasyonun yanında, inguinal veya skrotal bölgede sert, duyarlı kitle vardır. İlk işlem olarak semptomların ne kadar zamandır olduğu sorgulandıktan sonra, erken olgularda elle redüksiyon denenir. Redüksiyon yapılabiliyorsa elektif olarak ameliyat edilir. Eğer  redüksiyon işlemi başarısızsa veya semptomların başlangıcından itibaren çok zaman geçmiş ve hastada septik tablo oluşmuşsa, redüksiyon denenmemeli ve gerekli hazırlıklardan sonra ameliyat edilmelidir.


• 28134 defa okundu
sayfayı yazdır
sayfayı arkadaşına gönder



  Bağlantılı yazılar

hidrosel kordon kisti
testis torsiyonu ekstravajinal intravajinal
karın ağrılı hastaya yaklaşım
posterior üretral valv hipospadias
gastrointestinal kanamalar 1 ay 2 yaş
karın ağrısı çocuklarda karın ağrıları
nekrotizan enterokolit NEK 5
talassemi akdeniz anemisi
hemoperitoneum travma kanama
nekrotizan enterokolit NEK 1
çocuklarda sıvı elektrolit tedavisi TPN
umbilikal herni göbek fıtığı
gastrointestinal kanamalar yenidoğan
sünnet bebek sünneti
bebeklerde yemek borusu tıkanması
üreterovezikal darlık nörojen mesane
inguinal herni kasık fıtığı
gastrointestinal kanamalar 2 yaş üstü
akut karın radyolojik tanı
tekrarlayan karın ağrısı sendromu
nekrotizan enterokolit NEK 4
çocuklarda umbilikal hastalıklar
üreteropelvik darlık hidronefroz
intestinal atreziler 1
skrotal travma idiopatik skrotal ödem
karaciğer pankreas yaralanması
invaginasyon 1 çocuklarda invajinasyon
pnömoperitoneum perforasyon
karın duvarı defektleri
gastroşizis karın duvarı defekti gastrokizis


sık kullanılanlara ekle - açılış sayfası yap - iletişim - tavsiye et
COPYRIGHT © 2003 - 2008 www.draligus.com
lazer epilasyon, diyet, zayıflama, kilo verme, sağlık, güzellik, estetik, cilt bakımı
Sponsorlar :
Bebek Çocuk Hastalıkları
online ansiklopedi
health information
oyun - game
     -+- sponsor ol -+-    

Mustafa Kemal Atatürk - bağkur sorgulama bağ-kur - emekli sandığı - TC kimlik no - vergi kimlik numarası - SSK sorgulama - cep telefonu sorgulama
diyet zayıflama kilo verme - lazer epilasyon - güzellik cilt bakımı saç ekimi selülit - lazer epilasyon - plastik estetik cerrahi - lazer epilasyon