|
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
hemoroid basur hastalığı cerrahi tedavisi
Hemoroidler anal kanalda yerleşmiş,anal kanalın içini örten tabakanın altındaki
damarsal oluşumlardır. İki hemoroid tipi vardır. • Dış hemoroid:Anal kanalın
dışındaki deri altındaki görülen şişmiş toplar damarlardır.Genellikle deri ile
aynı renkte küçük bir şişlik şeklinde görülürler.Damar tıkanıp,dolaşım bozulunca
daha fazla şişip şikayetlere neden olurlar.
• İç hemoroidler:Son barsağın
anal halkaya yakın kısmında gelişen şiş ve dolaşımı bozulmuş damarsal
oluşumlardır.İç hemoroidler şiştiği zaman anüsten dışarıya
çıkabilirler.
Hemoroidin Belirtileri • En sık görülen belirti, tuvalet
kağıdında kırmızı parlak rekli veya tuvalette kan damlası görmektir. •
Tıkanmış hemoroidlerde pıhtı bulunur ve ağrılıdır. • Yanma • Anüste
rahatsızlık • Kaşıntı
Hemoroidler nasıl gelişir Hemoroidler çok
sıktır. 50 yaş civarındaki insanların yarısından fazlasında hemoroid
vardır.Hemorodlerin olması her zaman şikayetin olmasını gerektirmez.Büyük abdest
yaparken ıkınma sonucunda basıç artarak hemoroid oluşumunu kolaylaştırır. Hamile
kadınlarda hemoroidler çok soktır.Bebeğin son barsak alanındaki baskısına bağlı
basıç artması nedeniyle meydana gelmektedir. Müzmin kabızlık ve ishal (devamlı
ıkınma ve gaita geçerken tahrişe bağlı olarak) hemoroidlerin oluşumuna katkıda
bulunur.
Hemoroidlerin Teşhisi Anüsten kan geldiğini söyleyen tüm
hastalarda anüs muayene edilmeli,parmakla muayene edilmeli,daha sonra anal
kanala ve rektuma ışıklı bir cihaz sokularak anal kanal içi ve rektum
gözlenmelidir.(Rijid Anoskopi-Rektoskopi)
ÖNEMLİ= Rektumdan kan gelen
hastaların büyük çoğunluğu utanma nedeniyle ilgili hekime başvurmamakta çeşitli
tedavi yöntemleri ile geçiştirmeğe çalışmaktadır.Bunlardan bazıları doktora
başvursalar bile doktorun da ihmali sonucu anal muayene ve/veya Rektoskopi
yapılmamakta ,hemoroid zannedilen bu hastaların bazılarında Rektum kanserleri
kanama nedeni olmaktadır.Anoskopi/Rektoskopi yapılmasının ana nedeni
budur.
Hemoroidlerin Tedavisi A-Tıbbi tedavi : • Kabızlıktan
korunmalıdır. • Dışkılama sırasında ıkınmaktan kaçınmak gerekir •
Alkol,acı biber,baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir. • Uzun süre
hareketsiz oturarak yada ayakta kalmamalıdır. • Düzenli egzersiz
yapmalıdır. • Bir çok fitil, merhem, krem mevcuttur. Bunlar şişmiş damar ve
çevresinin şişliğini azaltmağa yardımcı olurlar. • Özellikle dışkılamadan
sonra günde bir kaç defa ılık oturma banyoları (şiddetli kanama sırası hariç )
yararlıdır.
B-Diğer tedavi yöntemleri Aşırı kanama olduğu zaman ve çok
ağrı varsa,tıbbi tedaviye rağmen rahatlamıyorsa şu yöntemlere
başvurulur.
Skleroterapi Hemoroidal damarların ve dokunun büzüşmesine
neden olacak bazı kimyasal maddeleri şiş olan hemoroid pakesine iğne ile enjekte
etme yöntemidir.Genellikle 1.-2. derecede kanamalı hemoroidlerin tedavisinde
kullanılır.
Band Ligasyon Hemoroid pakelerin lastik band ile
bağlanması sonucunda bir müddet sonra boğulan parçadüşer ve yeri büzüşerek
alttaki damarsal yapıların şişmesi önlenmiş olur.2.-3. derecede iç hemoroidlerde
uygulanır. Band Ligasyonu Dünya çapında ve ülkemizde en sık kullanılan bir
yöntemdir.
Cerrahi tedavi: Hemoroidlerin ameliyatla çıkarılması
işlemidir.Daha geniş bilgi i.in genel cerrahi ile ilgili bir siteye başvurulması
önerilir.
KISACA HEMOROİD Basur, anüs (makat) bölgesindeki
toplardamarların varis gibi genişlemesidir. Hastalığın birincil ve ikincil olmak
üzere başlıca iki biçimi vardır.İkincil basurlar, ikincil basurlar kapı
toplardamarı düzeyinde kan akımının engellenmesi sonucunda gelişir; örneğin
karaciğerde siroz hastalığı böyle birgelişmeye yol açabilir. Bu durumda ikincil
basurlar kan akımım düzenleyici bir işlev üstlenerek kapı toplardamarıdaki kanın
alt anatoplardamara ulaşmasını sağlar.
Birincil basurlar. Birincil
basurlar ikincillerden daha sık görülür ve makat bölgesi toplardamar ağının
gerçek bir hastalığını oluşturur. Genellikle 25-50 yaş grubunda yaygındır.
Hastalık nedenlerinin basında geçirilmiş toplardamar iltihapları gibi çeşidi
edinilmiş toplardamar bozuklukları gelir. Damar duvanmn doğumsal zayıflığı da
önemli bu- etkendir; bu etken basurların kalıtsal özelliğim ve genellikle başka
toplardamar hastalıklarıyla birlikte görülmesini açıklar.
Bacaklarda
varis ve er-bezi toplardamarların genişlemesi olan varikosel bu tür hastalıklara
örnektir. Bazen toplardamarlardaki zayıflığı ortaya çıkaracak ya da artıracak
koşullar da bulunabilir. Kronik kabızlık, hareketsiz yaşamak, günün önemli bir
bölümünü oturarak geçirmek, aşın alkol almak, çok miktarda baharatlı ve acı
yiyecek yemek, aşın beslenmek, art arda gebelikler ve makat bölgesin!
zedeleyebilecek bisiklet, motosiklet, binicilik gibi sporlar yapmak basur
oluşumunu kolaylaştırabilir.
Basur tipleri. Basurlar klinik açıdan dış ve
iç olmak üzere ikiye ayrılır. Dış basurlar makatın kapanmasın! sağlayan büzgen
kasın hemen altındaki toplardamarlann genişlemesiyle oluşur, îç basurlar ise
büzgen kasın hemen üzerindeki toplardamarınn genişlemesi sonucudur. îç basurlar
büzgen kasın üzerinde bulunduklarından görülemez. Her iki tip de yumuşak,
mavimsi renkte, parmakla bastınnca içleri boşalan küçük yumrular (meme)
biçimindedir. Tanı konan olguların büyük bölümünde iç ve dış basurlara birlikte
rastlanır. Yalnız bir tipin bulunması durumunda bu daha büyük bir olasılıkla iç
basurdur, îç basurlar sürekli dışkı geçişme bağlı olarak dışarıya sarkar, büzgen
kasın dışına fırlar ve kanayarak kansızlık ya da iltihaplanma gibi sonuçlara
neden olur.
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ Olgulann çoğunda hastalar makat
bölgesinde dolgunluk ve yanma duygusundan yakınırlar; bazen makatta şiddetli
kaşıntı da görülür. Dışkının kanla sıvanmış olduğunu ya da dışkılama sırasında
birkaç damla açık kırmızı renkli taze kan geldiğim belirten hastalar da vardır.
Bu durum dışkının sürtün-mesi ve zedeleyici etkisinden ötürü, birkaç basur
memesinin yırtılmasına bağlıdır.
HASTALIĞIN RİSKLERİ Kanama, basurun
en sık görülen komplikasyonudur. Hastaların bir bölümünde ilk belirti olarak
ortaya çıkar ve hekime başvurmalanna neden olur. Basurun kanama dışında birçok
başka komplikasyonu da vardır. Bunların en önemlisi çok kolay
iltihaplanmalarıdır. Genişlemiş toplardamarlarda iltihap (flebit) oluşumu çok
yaygındır, îltihaplanan basur memeleri gerginleşir, şişer, genişler, çok ağn
verir ve yalancı bir dışkılama duygusu uyandırır.
Dışkılamayla ağrı daha
da artar, ayrıca ateş yükselebilir. Böyle ağrı bir basur nöbetinin gelişimi iki
yol izleyebilir. Birincisi iltihabın bir hafta içinde kaybolması ve belli bir
aradan sonra sürecin yeniden başlamasıdır, ikinci olasılık ise iltihabın
gittikçe ilerlemesidir. Bu durumda içinde irin ve kan bulunan apseler oluşur;
daha sonra apseler dışanya açılarak makat fistülleri ve ülserlerine neden
olur.
Basur kanamaları az miktarda da olsa uzun sürmesi ve yinelemesi
nedeniyle kansızlığa yol açabilir. Sık sık basurla birlikte görülen bir sorun da
makatta çatlakların oluşmasıdır, îç basurların iki önemli komplikasyonundan biri
mukoza sarkması (fırlaması), öbürü mukoza boğulmasıdır. îç basur aşağı doğru
sarkarak anüsten çıkma eğilimi gösterir. Böylece düzbağırsak (rektum) mukozası
sarkar.
Basurların boğulması ise iltihaplar nedeniyle zedelenen büzgen
kasın aşırı kasılarak sarkmış basur memelerini sıkıca sarmasının sonucudur.
Boğulan basur memeleri sertleşir, morarır, şiddetle ağrır; şişme ve kasılma
sürerse yerlerinden koparak kanamayla düşer ve yerlerinde yaralar (ülserler)
oluşur. Basurda önemli bir sorun da pıhtılaşmadır (tromboz). Memelerin içindeki
kanın pıhtılaşmasının ardından burada nedbe dokusu oluşur.Nedbeleşme
kendiliğinden bir iyileşme biçimidir, ama her zaman iyi
sonuçlanmaz.
Tıbbi tedavi. Tıbbi tedavi fiziksel ve besinsel sağlık
önlemlerine dayanır; düzenli dışkılamayı sağlamaya ve dışkının bağırsak içinde
uzun süre beklemesin! engellemeye yöneliktir. Beslenmenin çok fazla sınırlanması
gerekmez, ama aşın yemekten, sindirim kanalım zedeleyebilecek salamura, hardal,
alkol, kahve gibi yiyecek ve içeceklerden kaçınmak gerekir. Kabızlık varsa az
miktarda vazelin ya da lanolin yağıyla tedavi edilir; bağırsak yüzeyini aşın
uyarıcı maddeler içeren müshiller kullanılmaz. Sıcak-ıslak pansumanlar ve sıcak
oturma banyolan şişmeyi (ödem) giderici etkileri nedeniyle ağrıyı azaltabilir.
Ayrıca hastalara ısrarla hareketsiz yaşam biçimlerim değiştirmeleri
önerilmelidir.
Cerrahi Tedavi. Tıbbi tedaviye ve alınan sağlık
önlemlerine karşın hastalık ilerler komplikasyonlar ortaya çıkarsa, cerrahi
girişimde bulunmak gerekir. Kriyoşirürji (soğuk ya da dondurma cerrahisi). Sıvı
azot ya da azot protoksitle dondurucu etki sağlayan bir aygıt kullamlarak basur
memelerini çıkarmayı sağlayan bir yöntemdir.
Hastanede yatmayı
gerektirmeyen, ağrısız bir cerrahi girişim olduğundan hastalar tarafından çok
istenir. Ama kriyoşirürji ancak fazla büyümemiş, iltihaplanmamış, iyi
görülebilen ve bağırsak duvarına ince bir sapla bağlı olan basur memelerine
uygulanabilir; dolayısıyla kullanım alanı sınırlıdır. Aynca yaygın kanının
tersine bazı olumsuz sonuçlar doğurduğu da bilinmektedir. Dondurucu aygıtla
cerrahi girişim son-rasmda hasta birkaç gün ishal biçimin-de dışkı çıkarır. Bu
tedavi yönteminde basur memeleri önce şişer ve kızanr; altıncı güne doğru
meme çevresindeki doku siyahlaşarak kangren olur ve 14. güne doğru tutunduğu
dokudan ayrılarak düşer.
Hemoroidektomi (geleneksel basur ameliyatı).
Tıbbi tedaviyle başarılı sonuç alınamaz ve ağrı, yanma, kanama gibi yakınmalar
ağırlaşarak sürerse, hastanın durumu da kriyoşirürji için uygun değilse, artık
geleneksel bir cerrahi girişim yöntemi olan hemoroidektomiye başvurmak zorunlu
olur. Ameliyat sonrası dönem ağrılı ve zordur; kriyoşirürjiden farklı olarak
hastanede yatmayı ve birkaç gün yatakta dinlenmeyi gerektirir. Bununla birlikte
olguların önemli bir bölümünde tek etkili ve güvenilir tedavi yöntemidir.
• 48004 defa okundu
• sayfayı yazdır
• sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı yazılar
tiroid bezi anatomisi
cerrahi enfeksiyonlar
gastroözefageal reflü özefajit
behçet hastalığı behçet sendromu
apandisit apendektomi
kan transfüzyonları transfüzyon
metabolik alkaloz
insidentaloma adrenal tümör
akut pankreatit
mide ülseri ülseri peptik ülser duodenum
cushing sendromu adrenal bez
hipokalemi hiperkalemi potasyum
varis damar genişlemesi
dışkı tutamama encopresis enkoprezis
akut karın tedavi karın ağrısı
meme hastalıkları büyük memeler kitle
respiratuar asidoz respiratuar alkaloz
tifo enteriti salmonella
dalak absesi
amebiasis ameboma karaciğer absesi
kasık fıtıkları inguinal herniler
hiperparatiroidizm paratiroid adenomu
fıtık göbek fıtığı kasık fıtığı
postoperatif ateş ameliyat sonrasında
hastane enfeksiyonları
splenomegali splenektomi hipersplenizm
ileus paralitik ileus adinamik ileus
künt karın travmaları
dalak psödokistleri
akut apandisit apandektomi
| |