Mide ameliyatları vagotomi gastrektomi
mide ameliyatlarının komplikasyonları postgastrektomi sendromları olarak
bilinirler. Tüm postgastrektomi sendromlarında patogenezde en önemli faktör
pilor sfinkterinin çıkarılması, kesilmesi ya da by-pass edilmesidir. Vagotomiye
ya da gastrektomiye de bağlı olabilirler.
√ Vagotomiye bağlı
komplikasyonlar: Vagotomi duodenal ülseri kontrol etmek için uygulanan
ameliyatların ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmektedir. Trunkal
vagotomide, tüm mideyi, bilier sistemi, pankreası, ince barsağı ve proksimal
kolonu innerve eden vagus kesilir. Selektif gastrik vagotomi hepatik ve
çölyak dalları koruyarak denervasyon sağlar. PGVde ise sadece parietal
hücre kitlesini denerve eder. Laterjet sinirin ön ve arka dalları korunarak
sadece korpusun denervasyonu yapılır. Drenaj gerektirmez.
√ Vagotomiye
ait komplikasyonlar, intraoperatif, erken ve geç postop komplikasyonlar olmak
üzere üç grupta toplanabilir. I. introoperatif
komplikasyonlar: - Hepatik ven, inferior v. cava
yaralanması - Hepatik infarkt - Dalak
yaralanması - Ösofagus yaralanması - Diyafragma
kruslarının yaralanması - Komşu organ yaralanmaları
II.
Erken postop komplikasyonlar - Gastrik staz -
Disfaji
III. Geç postop komplikasyonlar - Diare: Trunkal
vagotomi sonrası %30 civarında görülür. Nedeni tam bilinmemektedir ancak denerve
bilier sistemden konjuge olmamış safra tuzlarının kolona hızlı geçişi
suçlanmaktadır. Uzun süren vakalarda uzun süreli oral kolestiramin verilmesi
tedavi edicidir. - Kolelitiazis - Reflü
ösofajit
√ Gastrektomiye ait komplikasyonlar I. Erken
komplikasyonlar - Kanama -
Pankreatit - Duodenal güdük sızdırması - Stomal
obstrüksiyon - Gastrik remnant nekrozu - Efferent loop
sendromu
II. Geç komplikasyonlar - Dumping
sendromu - Afferent loop sendromu - Alkalen
gastrit - Marjinal ülser - Malnütrisyon -
malabsorbsiyon - Karsinom
√ Geç
Komplikasyonlar: Dumping Sendromu: İki tipi vardır: 1- Erken
postprandial 2- Geç veya hipoglisemik
√ Erken postprandial
Dumping sendromu: Semptomlar genellikle yemek sırasında veya yemekten hemen
sonra, hasta yemek masasında otururken başlar. 40-60 dakikada yatışır. Vazomotor
semptomlar genellikle hakimdir ve GIS semptomlarını devre dışı bırakır. Ani
başlayan halsizlik, baygınlık ve baş dönmesi oluşur ve yatma hissi oluşur. Soğuk
terleme ve çarpıntı oluşur.
Epigastrik dolgunluk ve çalkantı hissi de
vardır. Kusma seyrektir. Bazen fışkırır tarzda diare ve intastinal kramplar
oluşabilir. Yüksek karbohidratlı gıdalar semptomları
şiddetlendirir.
Dumping sendromunun süresi ve şiddeti ile malnütrisyonun
derecesi arasında yakın ilişki vardır. Mide rezeksiyonundan sonra % 20
oranında görülürler. İnsidans çıkarılan mide miktarı ile ilgili olarak
gözükmektedir. Billroth I rekonstrüksiyondan sonra daha az görülür.
√
Patogenez: Mideden jejunuma hızlı ve sürekli bir boşalma olayı başlamaktadır.
Kritik nokta, yüksek kh içeren yiyecekler ve hiperozmolor besinlerdir. Jejenuma
aniden geçen hiperozmolar içerik intravasküler kompartmandan intestinal lümene
hızla sıvı geçişine, bu da plazma volümünde düşmeye neden olmaktadır. Ayrıca
hiperglisemi de gelişmektedir.
Serotonin, kininler, substans P, VIP,
nörotensin, enteroglukagon ve peptit YY gibi hormonlar rol almaktadır.
√
Tedavi: Karbonhidrattan fakir diyet, yemeklerin az ve sık yenmesi, yemekler
sırasında sulu şeyler alınmaması, alınacaksa da yemekten 1/2-1 saat sonra
alınması önerilir. Pektin mide boşalmasını geciktirmek için kullanılabilir.
Octrotid faydalıdır.
√ Tedaviye cevapsız hastalarda cerrahi
uygulanmalıdır. Amaç mide boşalımını yavaşlatmaktır. Sık uygulanan cerrahi
yöntemler şunlardır. 1- Billroth IInin Ie çevrilmesi 2-
Antiperistaltik jejunal loop interpozisyonu 3- Roux-n-y
diversiyon
√ Geç (hipoglisemik) dumping: Daha seyrek
görülür. Semptomlar yemekten 1-3 saat sonra başlar. Vazoaktif semptonlar
aynıdır ancak GİS ile ilgili semptomlar yoktur. Kh.ların mideden jejenuma
hızla boşalması postprandial serum glukozunda hızlı bir yükselmeye sebep olur.
Jejenuma geçen materyal enteroglukogonun fazla salınımına neden olur. Bu madde
de pankreas adacıklarındaki hücrelerini uyararak insülin salgılatır ve
hipoglisemi oluşur. Semptomlar glukoz alınımından sonra geriler.
Tedavi
erken postprandial dumping sendromu ile aynıdır. Düşük kh.lı beslenmeden birkaç
ay sonra enteroglukagon salgısı azalacağı için hipoglisemi olmaz. Cerrahi tedavi
hemen hemen hiç gerekmez.
√ Alkalen reflü gastrit: Pilorun kesilmesi,
çıkarılması ya da by-pass edilmesi (piloroplasti, gastrektomi,
gastroenterostomi) sonucu oluşur. Duodenal içeriğin mideye kontrolsüz reflüsü
gastrite neden olmakta ve hastalarda karın ağrısı ve safralı kusma oluşmaktadır.
Görülme sıklığı % 5-35I bulur.
Epigastrik ağrı, kusma ve kilo kaybı ile
kendisini belli edir. Ağrı, % 80 vardır, yanıcı tarzda ve süreklidir, yemekler
ile artar ve kusma ile geçmez. Kusma safralıdır ve gıda artıklarını
içerir.
Patogenez: Duodenal içeriğin, mideye reflüsü söz konusudur.
Sonuçta safranın etkisi ile mideden ösofagusa kadar uzanan hiperemi ve
erozyonlar oluşmaktadır.
Tedavi: Hafif semptomlar olan hastada
konservatif tedavi uygulanabilir. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyenlerde cerrahi
tedavi uygulanır. Cerrahi tedavinin amacı pankreatik, bilier ve duadenal
sekresyonların mideden uzaklaştırılmasıdır. En sık uygulanan yöntem Roux-en-y
diversiyondur. √ Marjinal Ülser: Rekürren ülser,
anastomatik ülser, stomal ülser adını da alırlar. Rekürren peptik ülserlerdir.
Parietal hücre aktivitesinin devamı sözkonusudur Vagotomi +
piloroplasti, PGVden sonra % 10 Vagotomi + antrektomiden
sonra % 0,5 - 3 Gastroenterostomiden sonra % 15-20
görülürler. Marjinal ülser oluşumunu etkileyen predispozan faktörler
şunlardır: 1- Gastrik staz 2- Tam olmayan
vagotomi 3- Yetersiz antrum rezeksiyonu 4-
Fonksiyonel paratiroid odenomu 5- Zollinger-Ellison
sendromu 6- Uzun afferent loop. Semptomlar: Peptik lüser
semptomları ile aynıdır. Kanama, perforasyon, peretrasyon ve obstrüksiyon gibi
komplikasyonlar gelişebilir. Tanı: Balu grafi ve endoskopi ile
konur. Tedavi: Komplikasyon gelişmemiş ise, H2 reseptör antogonisti ve
antiasit tedavisi yeterli olur. Cerrahi tedavi nedene göre planlanır.
√
Afferent Loop Sendromu: Afferent loopun stomoda veya stomaya yakın mekanik
parsiyel obstrüksiyonuna bağlıdır. Postprandial kramp şeklinde karın
ağrısı, ağrı ile beraber fışkırır tarzda kusma vardır. Ağrı kusma ile geçer.
Kusma gıda artıkları içermez. Tedavi edilmezse, afferent loopta bakteri
kolonizasyonu sonucu oluşan B12 vitamini eksikliğine bağlı anemi ve
malabsorpbsiyon gelişir. Tedavi: Cerrahidir. Billroth II, Ie
çevrilebilir, yan yana jejunostomi ya da Roux-en-y diversiyon
yapılabilir. √ Efferent loop sendromu: Özellikle retrokolik
anastomoz yapılanlarda görülür. Genellikle bir banda bağlıdır. Ayrıca
jejuno-gastrik invajinasyon da efferent loop sendromu (obstrüksiyon) oluşabilir.
Hastada kusma vardır, ama kusmayla ağrıları geçmez (afferent loopta kaybolur).
Eğer 21 gün içinde konservatif tedaviyle iyileşme olursa, obstrüksiyon ödeme
bağlıdır. Ama geçmezse, mekanik obstrüksiyon vardır ve tedavi cerrahidir.
√ Kanser Gelişimi: Etiyolojik faktörler hipoklorhidri ve enterogastrik
reflüdür. Gastrik stump karsinoması insidansı % 0,4 - 8,9dur ve latent
süre 10-30 yıldır.
√ Anemi: Fe eksikliği, Vit B12 ve folat eksikliğine
bağlı anemiler görülür. Fe eksikliği anemisi: Gastrektomi geçiren hastaların
% 30unda 5 yıl içinde Fe eksikliği anemisi gelişir.
√ Nedenleri
şunlardır: 1- Gastrektomi sonrası HCl azalır. HCl, vitamin C aracılığı
ile ferrik demirin ferröze çevrilmesini ve absorbsiyonunu sağlayamadığından Fe
eks. Anemisi gelişir. 2- Demir absarbsiyonunu kolaylaştıran gastrik
faktör (gastroferrin) kaybolur. 3- Fe emiliminin büyük kısmının olduğu
duodenum devre dışı bırakılır. Profilaktik tüm hastalara 300 mg oral Fe
preperatı verilir.
√ Megaloblastik anemi: Genellikle Vit B12, nadiren
de folat eksikliğine bağlıdır. Vücutta depolanması nedeni ile Vit B12
eksikliğine bağlı anemi yıllar sonra gelişir. İntrinsik faktörün kaybına bağlı
gelişir. Ayrıca HCl yiyeceklere bağlı vitamin B12nin salınımını
kolaylaştırdığından asit ortamın azalmasına bağlı Vit B12 eksikliği meydana
gelir. Ayrıca afferent loopta bakteri kolonizasyonu Vit B12 eksikliğini
doğurabilir
• 12749 defa okundu
• Sayfayı yazdır
|