Dissosiyatif bozukluklar
DİSSOSİYATİF BOZUKLUKLAR A- Dissosiyatif Amnezi: Organik bir arızaya
dayanmayan ve aniden gelen geniş boyutlu bir unutkanlık halidir. Bir kaza
sırasında bütün aile fertleri ölüp sadece kendisi kurtulan kişi, belli bir zaman
süresi içinde hiçbir şey hatırlamayabilir. Bu hatırlayamama durumu, bazı şeyleri
hatırlayıp bazılarını hatırlayamamak şeklinde de ortaya çıkabilir. Unutkanlık
hali genellikle aşırı bir psikolojik yüklenme sonunda kendisini gösterir.
Tecavüze maruz kalan bir genç kız, silah tehdidi ile kaçırılan bir çocuk,
doğal afetlerde veya harpte pek çok ölü gören şahıs, eşi tarafından aniden terk
edilen erkek veya kadın, kabullenemedikleri bu aşırı yüklenmeler sebebiyle
birden bire hafıza kaybına uğrarlar. Unutkanlık, tıbbi bir müdahale
gerektirmeden kendiliğinden birkaç gün sonra aniden iyileşir. Bir iz
bırakmaz ve tekrarlamaz. Unutkanlık sırasında kişi şaşkın, maksatsız olarak
gezinip durur. Kişi unutkanlığına karşı lakayt davranır.
B-
Dissosiyatif Fugue: Organik bir arızaya dayanmaksızın kişinin evini ve
işyerini terk ederek yeni bir kimliğe bürünmesi halidir. Ne aile üyelerini
nede iş yerindeki arkadaşlarını tanımamaktadır. Takındığı yeni kimlik, eski
kimliğine kıyasla iddialı ve gösterişli bir kimliktir. Çoğu vakalarda hasta
kendisine yeni bir isim ve oturacak yeni bir ev bulur. Akıl bozukluğunu gösterir
işaretlere rastlanmaması, şaşkınlık ve gelişigüzel dolaşmaların görülmeyişi
dissosiyatif fugue‘nin tipik karakteridir. Bu hastalık geçicidir.
Psikolojik yüklenmeler sırasında ortaya çıkar. Birkaç gün, nadiren de birkaç ay
sürebilir. İyileşmeden sonra, hasta fugue sırasında olanları hatırlamaz. İz
bırakmaz ve tekrarlamaz.
C- Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (Çoğul Kişilik)
: Esas kişilikle beraber, her biri belli zamanlarda vücuda hakim olan
kendilerine göre mizaçları, davranışları, sosyal münasebetleri ve hatıraları
bulunan alt kişiliklerin ortaya çıkması halidir. Esas kişilik genellikle diğer
kişiliklerden habersiz iken, alt kişilikler birbirinden haberdardır. Alt
kişilikler, esas kişiliğin tam aksi özelliklere sahiptirler. esas kişilik,
sessiz sedasız, içine kapanık, ahlaklı biri iken, diğer kişilikler dışa dönük,
serbest, eğlenceyi seven tiplerdir. Esas kişilikten farklı bir isim ve soyadı
taşırlar. Çoğul kişilik bozukluğu çoğu zaman ergenlik çağında ortaya çıktığı,
parçalanmış ailelerde, kimsesiz ve terk edilmiş çocukların yetiştiği yurtlarda
sık görüldüğü bilinmektedir. Alt kişilikler, genellikle aşırı psikolojik
yüklenmeler sırasında ortaya çıkmakta, bir kişilikten öbürüne geçişler
hızlanmaktadır. Genç kızlarda ve kadınlarda görülme oranı daha
yüksektir.
D- Depersonalizasyon : Şizofreni, epilepsi, madde
kullanımı bozukluğu, saf nörotik bozukluk ve organik beyin sendromları ile
ilgisi olmayan, tamamen psikolojik sebeplerden kaynaklanan ve geçici olarak
ortaya çıkan “kişinin kendine yabancılaşması” halidir. Kişi tümüyle veya
kısmen vücudunu, kendi kimliğini, bir varlık olduğunu şüphe ile karşılamaktadır.
Kendisinin bir makine veya robot olduğunu sanmakta; bir rüyada yaşıyormuş gibi
hissetmektedir. Bazen kendini uzaktan idrak etmekte, vücut boyutlarının
değiştiğini görmektedir. Bariz bir komplikasyona sebep olmadan kendiliğinden
kaybolan bu “kendine yabancılaşma” kişinin aile ve iş hayatındaki
münasebetlerini bozmaz. Kendine yabancılaşma bozukluğu sırasında baş dönmesi,
depresyon, sıkıntı, deli olma korkusu, zaman-mekan ve kişiliğe ait bilgilerde
hatırlama güçlüğü sık görülen komplikasyonlardır.
E- tipik Dissosiyatif
Bozukluk: Kişinin arzusu dışında ağır bir eğitime, yoğun telkine, beyin
yıkamaya, tek kişilik hücreye kapatılmaya, işkence veya tehdidi ile
konuşturulmaya zorlanması halinde ortaya çıkan düşünce reformlarına Atipik
Dissosiyatif Bozukluk denir. Kişi kendisine zorla teklif edilen yeni kimliğe
mecburen adapte olmaya çalışırken korkunç iç çatışmalarına maruz kalır. Eski
kişiliğine, kültürüne, inançlarına ters düşen bu yeni ve yabancı ortam ruhsal
dengesini altüst eder.
• 6373 defa okundu
• Sayfayı yazdır
|