 |
 |
 |
 |
|
Draligus.com a Reklam Verin !
|
| | |
sponsor 1 |
sponsor 2 |
Servisitler rahim ağzı yaraları
Halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinen servisit en sık karşılaşılan
jinekolojik problemlerden birisidir. Genel anlamı ile servisit rahim ağzı
dokusunun iltihabıdır. (Yandaki resimde iltihabi serviks dokusu görülmektedir)
Sıklıkla bir enfeksiyona bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası
da ortaya çıkabilir. Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde bu
hastalığa yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit
için uygun bir adaydır. Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda
başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına servisit bulunabilir.
Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı
için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir
nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir.
Belirtiler :
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya
çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama,
kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar
yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur. Hafif vakalarda herhangi bir bulgu
olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya
çıkar. Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını
kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve bu şekilde
kısırlığa yol açabilir. Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki
enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir. Servisiti olan kadın gebe kalırsa
da düşük ve erken doğum riskleri vardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan
bebeklerde doğum sonrası akciğer ve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla
görülür.
Tanı : Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan
savunma mekanizmalarının bir sonucu gelişir. Herhangi bir dokuda yaralanma,
irritasyon ya da enfeksiyon olduğunda beyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o
bölgeye göç ederler ve bu bölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte
olduğunda, normalde açık pembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede
yara şeklinde görülebilir. Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa
da tanıdan emin olmak ve kesin tanı koyabilmek için bazı ek tetkikler
gerekebilir.
Servisit Tanısında Kullanılan Testler : - Smear :
Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır.
Smear her kadının yılda bir defa yaptırması gerek son derece basit ancak bir o
kadar da önemli bir testtir. Muayene sırasında, rahim ağzı salgısından ince bir
fırça ile sürüntünün alınıp bir cam üzerine yayılarak patolojik incelemenin
yapılması işlemlerini içerir. Son derecede ağrısız ve basit bir
işlemdir.
- Biopsi : Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise
lokal anestezi altında şüpheli alanlardan serviks biopsisi (parça alımı)
yapılabilir. Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından
biopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.
- Kolposkopi : Rahim
ağzının ve vajenin ışık altında büyütece benzer bir optik alet yardımı ile
incelenmesidir. Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi
öncesi rahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonra boyanır.
Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biopsi alınacak yer tespit edilir.
Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları da değerlendirilir ve
anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Bu damarlanma değişiklikleri servisit
ile kötü huylu hastalıkların ayrımında önemlidir.
- Servisit Nedenleri :
Servisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin
tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan (tahriş edici)
madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir. Altta yatan sebep bir
enfeksiyon ise uygun şekilde antibiyotik tedavisi servisit problemini de
çözecektir. Servisite neden olan en önemli üç mikroorganizma klamidya, gonore ve
trikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yol
açabilir.
Servisit Tedavisi : Eğer servisit durumu uzamış veya altta
yatan etkenin tedavisine rağmen tabloda gerileme yoksa bu bölgedeki anormal
hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir. En
sık kullanılan koterizasyon (yakma), krioterapi (dondurma) ve lazer
tedavileridir. Her üç metotta da amaç aynıdır: iltihabi dokunun öldürülerek
yaranın adeta dağlanması.
Koterizasyon : Koterizasyon ısı yardımı ile
tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme yara yakma adı verilir. Kronik
servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde bir probun ucundan
elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir. Bir kaç dakika süren işlem esnasında
çok hafif ağrı olabilir. Nadiren koter sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı
kanalında tıkanmalara yol açabilir.
Kriyoterapi : Krioterapi ise sıvı
karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da
halk arasında yara dondurma ismi verilir. Kotere göre bazı avantajları vardır.
Daha az ağrıya neden olur ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.
Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar. Bu nedenle servikal kanalda daralmaya
yol açmaz. Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun
değdiği yerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Son
derece basit ve bir kaç dakika süren bir işlemdir.
Lazer : Dokuların
lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye bir üstünlüğü yoktur.
Tedavi
şekli ne olursa olsun hücrelerin tahrip edilmesini takiben 1-2 hafta kadar süren
kirli bir vajinal akıntı görülür. Bu süre zarfında lekelenme şeklinde kanamalar
olabilir, bu nedenle işlemlerden sonra 3-4 hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınmak
gerekir. Tamamen iyileşme bazen 6-8 hafta kadar zaman
alabilir.
Servisitten Korunmak İçin Önlemler : Servisitten korunmak ya da
erken dönemde teşhis edilmesini sağlamak için bazı basit önlemler
yeterlidir. - Çok emin olmadığınız kişiler ile ilişkiye girmeyin.
Partnerinizde gonore belirtileri varsa hemen doktorunuzla görüşün. Şüpheli
ilişkilerinizde prezervatif kullanın. - Vajinal akıntı varlığında muayene
olmayı geciktirmeyin. - Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez
jinekolojik muayeneden geçin ve mutlaka smear aldırın. - Kokulu tampon,
deodorant, pudra gibi irritan maddeleri asla kullanmayın. - Vajen içini suyla
veya sabunla kesinlikle yıkamayın. Çünkü o bölgenin doğal asidik bir ortamı
vardır. O ortamın bozulması sizi enfeksiyonlar açısından riske atacaktır. -
İç çamaşırlarınızı sık sık değiştirin ve sentetik olmayan pamukluları tercih
edin. - Tuvalet sonrası temizliğinize dikkat edin. Her zaman önden arkaya
doğru silin, arkadan öne değil.
• 28814 defa okundu
• Sayfayı yazdır
• Sayfayı arkadaşına gönder
| | |
|
 |
 |
 |
 |