 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Saygıdeğer hocamız ;
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN 'i saygıyla selamlıyoruz.
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, ruh sağlığı hastalıkları, psikiyatri alanında size önerebileceğimiz en önemli psikiyatrist :
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Cumhuriyet Bulvarı No:192
Üstay Apt K.5 D.9
Gündoğdu Meydanı
Alsancak / İzmir
0.232.4224252
|
 |
 |
 |
 |
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
Sezaryen ile doğum gebelik
Günümüzde anestezi yöntemlerinin iyileşmesi, sterilite ve enfeksiyon
problemlerine karşı güçlü antibiyotiklerin bulunması, ameliyat dikiş
materyallerindeki gelişmeler ve cerrahi tekniklerin ilerlemesi sonucunda
sezaryen ameliyatları son derecede güvenli ve kolay bir işlem haline
gelmişlerdir.
Sezaryen hastanın isteğine bağlı yapılabileceği gibi bazı
tıbbi zorunluluklar karşısında da yapılabilir.
Bu tıbbi zorunluluklar, anne veya
bebeğe bağlı olabileceği gibi gebeliğin kendine has özel durumlarına da bağlı
olabilir. Yine yapılacak olan sezaryen ameliyatı, gebeliğin seyrine göre değişik
gebelik haftalarında olabilir. Genel olarak amaç anne ve bebek açısından en
uygun zamanı yakalamaktır.
√ İsteğe bağlı (elektif) sezaryen: Ülkemizde,
özellikle son senelerde hastanelerdeki isteğe bağlı sezaryen oranları gün
geçtikçe artmaktadır. Burada herhangi bir tıbbi gereklilik olmaksızın, anne-baba
adaylarının tercihleriyle, bebek gününü doldurduktan sonra (38. hafta sonrası),
kararlaştırılan bir günde sezaryenin uygulanmaktadır. İsteğe bağlı sezaryenlerde
en sık karşılaşılan neden anne adayının normal doğumdan korkması, uzun
sürebilecek olan eylemi çekmek istememesi, bebeğini en ufak bir risk altına
sokmak istememesi ile normal doğumun uzun dönem sonrası olumsuz etkilerinden
(rahim ve mesane sarkmaları gibi) kaçınma isteğidir.
√ Bebeğin rahim
kanalına başla ilerlememesi: Bebeğin doğum kanalına yan, makat veya çapraz
olarak gelmesi normal doğumda problemler yaratabilir. Normalde tüm gebeliklerin
%95inde bebek başla ilerlerken, diğer durumlar %5 oranında görülür. Bu tür
durumlarda bebeği riske atmamak için pek çok hekim tarafından sezaryen
uygulanmaktadır. Plasenta (eş) kısmının rahim ağzını tamamen kapatması: Bu
durumda bebeğin doğum kanalında ilerlemesi kanamaya bağlı problemler yaratacak
ve hem anne hem de bebek hayatını riske atacaktır.
√ Plasentanın (eş
kısmının) erken ayrılması: Plasentanın bebeğin doğumundan önce rahim duvarından
ayrılmasına ablasyo plasenta ya da plasental dekolman adı verilir. Böyle bir
durumda bebeğe oksijen ve besin kaynaklarının akışı bozulur. Kanamaya bağlı anne
ve bebek hayatının riske girdiği için bu durumda acil olarak bebek
doğurtulmalıdır.
√ Makrozomi (İri Bebek): Ultrasonda bebeğin tahmini
ağırlığının normalden fazla olması durumudur. Özellikle ilk gebeliklerde, doğuma
yakın zaman içinde bebeğin tahimi ağırlığının 4000 gramdan fazla olarak
saptanması durumunda, bebek normal doğum riskine atılmayarak direkt olarak
sezaryen planlanabilir.
√ Bebeğin kafası ile anne adayının kemik yapıları
arasında uyumsuzluk (Sefalopelvik uygunsuzluk): Bu durum halk arasında çatının
dar olması olarak adlandırılmaktadır. Annenin kalça kemiğinin anatomik yapısı
ve bebeğin başının bu bölgeye uygunluğu doğum şeklinin kararını etkiler. Kalça
kemik çatısının dar olduğu veya çatının normal olmasına rağmen bebeğin kafa
çapının geniş olduğu durumlarda yine seçilecek olan yöntem sezaryendir.
√
Çoğul gebelikler: Şart olmamakla bu tür gebeliklerde sezaryen tercih edilir.
Özellikle üç ya da daha fazla sayıda bebek varsa vajinal doğumdan kaçınılır.
İkiz gebeliklerde ise önde gelen bebeğin makat geliş arkadakinin ise baş geliş
olması durumunda ilk bebeğin gövdesi doğduktan sonra arkadaki bebek ile kafaları
kilitlenebileceğinden bu durum mutlak bir sezaryen gerekliliğidir.
√
Bebekle ilgili bazı anormallikler: Bebeğin doğum kanalından geçmesini olanaksız
kılan yapısal bazı anormalliklerin varlığında da sezaryen gerekliliği olabilir.
Bu durumun en önemli örneği bebeğin karın duvarının kapanmadığı ve iç
organlarının dışarıda olduğu gastroşizis ve omfalosel durumlarıdır. Vajinal
doğum olduğunda bu organlarda ciddi zedelenmeler meydana gelir. Bazı iskelet
sistemi hastalıkları ile nöral tüp defekti gibi durumlarda da sezaryen
gereklidir. Yapışık ikiz (siyam ikizleri) varlığında da sezaryen
uygulanır.
√ Rahimdeki myomlar: Doğum kanalını daraltarak vajinal doğumu
olanaksız hale getirebilirler. Dev kondilom (genital siğil) varlığında da
vajinal doğumdan kaçınılır.
√ Ikınmanın riskli olduğu durumlar: Bazı
durumlarda anne adayının doğum sırasında ıkınması kendi sağlığını tehlikeye
atabilir. İleri derecede kalp hastalıkları bu durumun en güzel örneğidir. Benzer
şekilde beyin anevrizması gibi problemlerde de ıkınma sakıca yaratacağından
sezaryen tercih edilir.
√ Annede herpes enfekiyonu: Anne adayında aktif
genital herpes enfeksiyonu varlığında bebek doğum kanalından geçerken
enfeksiyonu kapabilir. Bu oldukça riskli bir durumdur. Aktif genital herpes
varlığında vajinal doğum asla düşünülmez.
√ Annenin önceden geçirdiği
bazı ameliyatlar: Daha önceden geçirilen sezaryen, myomektomi (rahimden myom
alınması), bel fıtığı veya vajinal ameliyatlar nedeni ile sezeryen
gerekebilir.
√ Vajinismus veya doğum korkuları: Vaginismus cinsel ilişki
sırasında vajenin istemsiz kasılmaları ile karakterize bir durumdur. Genelde
histerik yapıdaki bu kadınlarda vajinal muayene ile doğumu izlemek mümkün
değildir. Anne adayının normal doğumdan aşırı korktuğu veya muayeneyi tolere
edemediği durumlarda da hiçbir tıbbi gereklilik olmaksızın sezaryen
yapılabilir.
√ Bebeğin sıkıntıya girmesi: Doğum eylemi (travay) izlemi
sırasında veya daha öncesinde yapılan NST incelemelerinde bebeğin sıkıntıda
olduğunu düşündüren bulguların varlığında acil sezaryen gerekli olabilir.
Bebeğin rahim içinde gelişme geriliği durumunda sıkı gebelik izlemine gerek
vardır. Bebeğin sıkıntısının daha da artması acil sezaryeni
gerektirebilir.
√ Amniyon sıvısının mekonyumlu olması : Bebeğin barsak
içeriğine (dışkısına) mekonyum denir. Bebeğin doğum eylemi (travay) sırasında
mekonyumunu yapması sıkıntıda olduğunu gösterir. Eğer bebek mekonyumunu yutarsa
doğum sonrası akciğer enfeksiyonu gelişebilir. Bu nedenle amniyon sıvısında
mekonyum saptandığında şart olmamakla birlikte sezaryen tercih
edilebilir.
√ Doğum eyleminin (travayın) ilerlememesi: Rahim kasılmaları
düzenli ve güçlü olmasına rağmen rahim ağzının açılmaması veya bebeğin kafasının
aşağıya inmemesi durumlarında sezaryen gerekliliği ortaya çıkar. Eylemin
ilerlememesinde en önemli neden bebeğin kafasının doğum kanalına uygun şekilde
girememesidir. Zaman zaman eylem normal olması gereken şekliyle ilerlerken
bebeğin kafası doğum kanalının ortasında takılabilir. Bu durumda da sezaryen
gerekir.
√ Kordon sarkması veya kordonun önde gelmesi: Amniyon kesesi
açıldığında bebeğin göbek kordonu rahim ağzından dışarıya sarkabilir, bu duruma
kordon sarkması denilir. Son derece acil olan bu durumda kordon sıkışarak
bebeğe giden kanın kesilmesine ve bebeğin ölmesine neden olabilir. Kordon
sarkması varlığında bir kişi elini annenin vajenine sokarak kordonu rahim içine
iter ve bu vaziyette ameliyat odasına gidilir. Bebek tamamen doğana kadar kişi
elini vajinadan çıkarmaz.
Kordon, su kesesi açılmadan elle muayenede önde
geliyorsa bu duruma kordonun önde gelmesi denir. Yine yapılacak işlem sezaryen
operasyonudur.
Bazı durumlarda ise doktor anne adayına özellikle sezeryen
önerebilir. Gebeliğin çok zor elde edildiği ya da ikinci bir gebelik şansının
düşük olduğu ileri anne yaşı, gebeliğin tüp bebek sonrası oluşması gibi
durumlarda normal doğumun bebeğe yüklediği risklerden kaçınmak ve bebeğin sağ
olarak dünyaya gelmesini garanti altına almak için sezaryen tercih edilebilir.
Eskiden literatürümüzde "kıymetli bebek" olarak geçen bu durum, daha sonra bu
terimin anlamsızlığı nedeniyle terk edilmiştir. Her ne olursa olsun tüm bebekler
kıymetlidir kıymetsiz tek bir bebek bile olamaz.
• 8035 defa okundu
• Sayfayı yazdır
• Sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı Yazılar
| | |
|
 |
 |
 |
 |