Doktorlar     Meme Büyütme

Invajinasyon Bagirsak Dügümlenmesi

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Çocuk CerrahisiTarih: June 12, 2011 11:24 Yorum Yok

INVAJINASYON :
Proksimaldeki barsak segmentinin distaldeki barsak içine
girmesidir. Her yil 1000 canli doguma karsilik 1.5-4 invajinasyon görülmektedir.
Siklikla 4-10 aylik bebeklerde görülür. 2 yasin altindaki çocuklarin en sik
intestinal obstruksiyon nedenidir. Karin agrisi nedeniyle ameliyat edilen 1 yas
altindaki çocuklarin en önemli ameliyat nedeni bu hastaliktir. 5-12 ay
arasindaki erkek çocuklarda daha sik görülür. Ancak yenidoganlarda ve daha büyük
çocuklarda da görülebilmektedir.

Etiyoloji :
Hastalarin %92-98’inde
invajinasyona neden olabilecek odak nokta (leading point) bulunamaz. Bu olgular
idiopatik olarak tanimlanirlar. Respiratuvar enfeksiyonlar sonucunda gelismis
peyer plaklari hipertrofilerinin idiyopatik invajinasyonda rolü oldugu
düsünülmektedir. Ayrica beslenme, diare ve konstipasyonunda rolü olabilecegi
düsünülmektedir. Invajinasyonlu hastalarin %2-8’inde olayi baslatan bir odak
noktasi vardir. Polip, Meckel divertikülü, ektopik dokular, duplikasyon,
hemanjiom veya tümörler odak noktasi olabilmektedirler. Özel bir odak noktasina
bagli invajinasyon üç yasindan büyük hastalarda daha siktir. Ancak
Henoch-Schonlein purpurasi ve kistik fibroziste odak noktasi olmadan
invajinasyon olabilmektedir. Hemofiliklerde, lösemililerde, künt karin
travmasi sonrasinda ve cerrahi girisim sonrasinda da invajinasyon
görülebilmektedir.

Patogenez :
Vakalarin %95’inde invajinasyon
terminal ileumdan baslayarak kolona ilerlemektedir. Intussussuptumun mezosu
sikistigindan önce venöz dönüste zorluk, staz ve ödem meydana gelmektedir.
Dokularda ödem gelisince venöz obstrüksiyon daha da artmakta, barsak damarlari
genisleyerek mukoza hücreler mukus ile dolmakta, lümene mukus salinmaktadir.
Arteriyel dolasim devam ederse dokularda dolgunluk artar ve doku basinci arteyel
basinci geçtiginde gangren olusmaktadir.

Belirti ve bulgular
:
Hastaligin seyri genellikle tipiktir. Önceden saglikli olan bebek agri ile
uyanir. Ayaklarini karnina çeker aglar. Önceleri refleks olarak kusar, birkaç
dakika süren agri atagindan sonra rahatlar. Bir süre sonra agri atagi tekrarlar.
Hasta terler soluklasir. Kusma safrali hale gelir. Çilek jölesi seklinde
tanimlanan kanli mukuslu diskilama ile klasik tablo tamamlanir. Karin
muayenesinde distansiyon görülebilir. Karin yumusak invajinasyon kitlesi
hassastir. Vakalarin %85-95’inde kitle palpe edilir. Mezenterin çekmesi
nedeniyle kitle sucuk seklinde kivrilmistir.

Tani :
Öykü tipik
oldugunda kitlenin palpasyonu tani koydurucudur. Bazen intussuseptum anüsten
disari çikarak rektal prolapsus görünümü verebilir. Intussuseptum kenarindan
parmak girmesi ile rektal prolapsustan ayrilabilir. Rektal tusede kanli mukuslu
gaita ile bazen de tuse mesafesine kadar ilerlemis intussuseptum saptanabilir.
Tanida yardimci olan, uygulamasi en kolay yöntem ultrasonografidir.
Ultrasonografik incelemede içiçe girmis barsaklar yalanci böbrek görünümü
verebilmektedirler. Tanida süpheli olundugunda, uygulanacak sonraki yöntem kolon
grafisidir. Kolon grafisinde intussuseptumun geldigi bölgede konkavitesi
proksimale bakan bir dolma defekti ile somya yayi, sogan zari veya dizilmis
madeni para görünümü olarak tarif edilen bulgu saptanabilmektedir.

Tedavi
:
Invajinasyon tedavisinde hava veya baryumla redüksiyon veya cerrahi tedavi
uygulanmaktadir. Uygulanacak tedavi hastalarin özelliklerine göre seçilmelidir.
Erken basvuran, fizik muayenesinde periton iritasyonu bulgulari olmayan, ayakta
karin grafisinde belirgin hava sivi seviyeleri görülmeyen, intussuseptumun sol
kolona kadar ilerlememis oldugu vakalarda öncelikle redüksiyon denenmelidir.
Redüksiyon denemesi öncesinde hastanin sivi-elektrolit dengesi düzeltilmis
olmali, hastada redüksiyon sirasinda komplikasyon gelisirse hemen ameliyata
alabilme sartlari önceden saglanmalidir. Redüksiyonda perforasyon oldugunda daha
sinirli bir perforasyona neden olmasi ve ayrica peritoneal bosluga kaçtiginda
daha az tehlikeli olamsi nedenleriyle hava kullanimi tercih edilmelidir. Hava
özel bir sistem ile rektumdan 100-120 mmHg basinci geçmeyecek sekilde
uygulanarak skopi altinda intussuseptumun geri gidisi ve ileuma hava geçisi
gözlenmektedir.

Redüksiyon eger baryum kullanilarak yapilacaksa, baryum
en fazla bir metre yükseklikten akitilmali, bu sirada hastada karin içi basincin
yükselmesine neden olabilecek palpasyon gibi islemler yapilmamalidir. Baryum
verilirken intussuseptumun redüksiyonu gözlenir.

Intussuseptum ayni
noktada üç dakikadan fazla sebat ederse isleme bir müddet ara verilmeli ve
perforasyondan kaçinmak için islem üç kezden fazla tekrarlanmamalidir.
Intussuseptum redükte oluyorsa isleme devam edilir. Basarili bir redüksiyon
oldugunu söylemek için terminal ileuma hava veya baryum geçisini görmek
gereklidir. Baryumla redüksiyondan sonra hasta 24 saat altinda tutulmali, gaz ve
gaita çikardigindan emin olunmalidir. Hasta geç basvurduysa, peritoneal
iritasyon bulgulari varsa, ayakta direkt karin grafisinde hava-sivi seviyeleri
varsa, daha önce redüksiyon denemeleri basarisiz olduysa cerrahi tedavi seçilir.
Bu hastalarda sivi-elektrolit dengesi saglandiktan sonra sag üst transvers kesi
ile ameliyat yapilmaktadir. Ameliyatta önce elle redüksiyon denenmektedir. Elle
redüksiyon mümkün olmadiginda veya gangrene barsak varliginda rezeksiyon
yapilmaktadir. Rezeksiyondan sonra hastalardaki periton bulgularina göre uç uca
ileokolik anastomoz veya miculicz tipi enterostomi
uygulanmaktadir.

Invajinasyon tedavi edilmediginde hizla fatal
seyredebilen bir hastaliktir. Hastalik erken tanindiginda uygun tedavi ile
mortalitesi çok düsüktür. Bu nedenle en küçük bir invajinasyon süphesi
varliginda çocuk cerrahisi bölümü ile konsültasyondan kaçinilmamalidir.

Yorum Yap

(gerekli)

(gerekli)