 |
 |
 |
 |
 |
|
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
çocuklarda apandisit ameliyatı hastalığı
APANDİSİT : Çocukluk çağındaki en yaygın cerrahi işlem, travmalar
dışında akut apandisittir. 9-12 yaşlar arasında daha çok görülür. Erkek
çocuklarda daha sık görülür. İki yaşından büyük çocuklarda akut karının en sık
nedeni apandisittir. 14 yaşından küçük her 1000 çocukta yılda 4 apandisit vakası
görümekte, 15 kişiden birisi yaşamı süresinde apandisit olmaktadır.
Apandisit,
cerrahi ve anestezi ile antibiyotik tedavisindeki gelişmelere karşın hala
mortalite uzamış morbiditeye yol açmaktadır. Mortalite ve uzamış morbidite
hastaların çoğunluğunda tanı konulup cerrahi tedaviye alındıkları sırada
perforasyonun gelişmiş olmasına bağlıdır. Çocukluk çağı apandisitlerindeki
yüksek perforasyon oranında etkisi olan faktörlerden birisi de tanı
konulmasındaki gecikmedir. Hastayı ilk gören hekimin sorumluluğu büyüktür. Hekim
en küçük şüphesinde bu sorumluluğunu çocuk cerrahisi ile paylaşmaktan
kaçınmamalıdır. Çünkü tanıda gecikme hastalarda yaygın peritonit, karın içi
abseler, intestinal obstrüksiyon, ampiyem ve sepsise neden olarak mortalite veya
uzamış morbidite ile sonuçlanmaktadır. Hastalığın sıklığı gelişmiş ve
gelişmekte olan ülkelerde beslenmede sellüloz oranının azalması ile artış
göstermektedir. En sık 6-10 yaş olmakla beraber, yenidoğan dönemi dahi olarak
tüm çocukluk yaş gruplarında görülebilir.
Patoloji : Hastalık
apendiks lümeninin tıkanması ile başlamaktadır. Lümen fekalitket, geçirilmiş
viral bir enfeksiyon sonucunda oluşan lenfoid doku ödem ve hiperplazisi,
parazitveya yabancı cisimlerle tıkanabilmektedir. Lümen tıkandığında distalde
basınç yükselerek apendiks kan dolaşımı bozulmaktadır. Mukozal ülserasyon
oluşmaktadır. Bakteriyel invazyon ve sonuçta perforasyon gelişmektedir. Lösemili
hastalarda ve künt karın travması sonucu gelişen apandisit olgularında,
patogenezde ağırlıklı olarak travma etkisi ve iskeminin olduğu gösterilmiştir.
Bu nedenle apandisit etiyolojisinde obstrüksiyon dışı faktörlerin de önemli rol
oynayabileceği akılda tutulmalıdır.
Çocuk apendikslerinin anatomik
özellikleri hastalığın gidişini etkilemektedir. Yenidoğan döneminde tabanı
çekumda olan bir huni şeklindedir. Tabanı geniş olduğundan lümenin tıkanma
olasılığı daha azdır. Çocuklarda daha ince ve uzundur. Bu nedenle hastalık
başlangıcından perforasyona kadar geçen süre daha kısadır. 10 yaşından küçük
çocuklarda omentum majus da ince ve kısa olduğundan perforasyonu
sınırlayamamakta ve perforasyon sonrası yaygın peritonit gelişmesi daha kolay
olmaktadır.
Klinik : Apendiks lümeni tıkanıp içindeki basınç
yükseldiğinde ağrı göbek çevresinde hissedilir. Çünkü apendiksten gerilme
reseptörleri ile alınan uyarılar cilt dermatomu göbek civarında olan T10 siniri
ile taşınmaktadır. Hastalarda iştahsızlık gelişir. Üç yaşın altında iştahsızlık
tek semptom olabilir. Yine apendiksin gerilmesine bağlı bulantı, kusma
gelişebilir. Ateş hafif yükselebilir. Kusmanın olmaması anlamlı değildir. Kusma
önceleri safrasızdır. Apendiks çevresinde inflamatuar sıvı oluşup bunun parietal
peritona ulaşması ile ağrı hasta tarafından lokalize edilir. Bu ağrı göbek
çevresinde hissedilen ağrıdan daha şiddetli olduğu için onu baskılar. Ağrının
karakteri de değişerek devamlı ağrı şeklini alır. Retroçekal apandisitlerde
parietal periton iritasyonu gelişmediğinden ağrı lokalize edilemeyip,
perforasyon geliştiği zaman dahi göbek çevresinde hissedilebilir. Malrotasyon ve
diafragma hernileri gibi patolojilerin varlığı dışında apendiks sağ alt kadranda
yerleştiğinden ağrı da sağ alt kadranda lokalize olmaktadır. Perforasyon
gelişmeden önce ateş genellikle 380C ‘nin altındadır. Perforasyon ve karın içi
enfeksiyonlar geliştikten sonra 380C ‘nin üzerine yükselebilir. Çocuk
apandisitlerinde barsak hareketleri genellikle değişmez. Süt çocuklarında ishal
olabilir.
Tanı : Tanıda karın ağrısı nedenlerine yönelik ayrıntılı
öykü alınması önemlidir. Karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıkları
tanımada fiziki muayene ile ipuçları bulunabilir. Apandisit tanısında en önemli
yöntem karın muayenesidir. Karın ağrısını değerlendiren bir doktor, apandisit
tanısını koymada sadece kendi tecrübe ve bilgisine bağımlıdır. Karın
değerlendirmesi de ancak uzun tecrübelerle kazanılan bir sanattır. Hasta ile
iletişim kurulup sakinleştirmeden karın muayenesine başlanılmamalıdır. Muayene
sırasında hastanın dikkati başka yönlere çekilmelidir. Eller sıcak olmalı,
muayeneye ağrısız bölgeden başlayarak, parmak uçları ile yumuşak ve yavaş
hareketlerle muayene edilmelidir. Kaba ve ani hareketler yanlış değerlendirmeye
neden olabileceğinden kaçınılmalıdır. Muayene sırasında hastanın yüzü
incelenmelidir. Önce yüzeyel sonra derin palpasyonla hassasiyet
değerlendirilmelidir. Çocuklarda rebound testi korkutucu ve gereksiz ağrı
uyandırıcıdır.
Hastalık ilerlediğinde fizik muayene bulguları da değişir.
Karında yaygın duyarlılık, karın duvarında sertlik, sağ alt kadranda dolgunluk
veya kitle ele gelebilir. Hastalarda rektal muayene de ihmal
edilmemelidir. Apandisit tanısında laboratuvar desteği azdır. Hastalarda
beyaz küre sayısı değişkendir. Normal sınırlarda olması apandisiti ekarte
ettirmez Ancak mm3’de 13000 üzerinde ise perforasyon gelişmiş olması lehinedir.
İdrar incelemelerinde 10-15 beyaz küre saptanması, üreter veya mesane ile
komşuluğu olan apandisitlerde görülebilir. Bu nedenle lökosidüri apandisti
ekarte ettirmez. Ancak bakteriürinin varlığı üriner enfeksiyon yönünde kabul
edilebilir. Radyolojik incelemede hastaların %12’sinde saptanabilen fekalit
görünümü tanıda önemli bir destektir. Direkt karın grafilerinde ek olarak
çekumda genişleme ve hava-sıvı seviyeleri, skolyoz, preperitoneai yağ ile psoas
gölgelerinin seçilememesi apandisiti destekleyebilir. Ayırıcı tanıda şüpheli
kalındığında IVP, ultrasonografi ve kolon grafilerinin yararları
olabilir.
Çocuklarda tanı güçlükleri : Apandisit tanısı özellikle iki
yaşından küçük çocuklarda güçtür. Bu yaş grubunda hastalık genel belirtilerle
seyretmektedir. En sık görülen belirtiler huzursuzluk, ağrı, iştahsızlık, karın
şişliği, safralı kusma ve ateştir. Sağ alt kadran duvarında sellülit, skrotumda
şişme dikkat çekebilir. Hastadan yeterli öykü alınmasında ve fiziki incelemede
güçlükler olduğundan tanı genellikle komplikasyonlar geliştikten sonra
konulmaktadır. İki yaşın altındaki hastalarda tanı konulduğunda % 93 oranında
perforasyon gelişmiştir.
Hastalarda atipik öykü ve apendiks farklı
yerleşimde olduğunda da apandisit tanısında güçlükler olabilir. Ayrıca hastada
birlikte başka bir hastalık olduğunda hastanın analjezik, antibiyotik ve
kortikosteroid alması hallerinde bulgular gizlenebilmektedir. Tam bir
değerlendirme mümkün olmadığında hasta kliniğe yatırılarak zaman aralıkları ile
aynı doktor tarafından tekrar tekrar fizik muayene ile
izlenmelidir.
Tedavi : Apandisit tanısı konulduğunda hastanın
sıvı-elektrolit dengesi sağlanmalı, hemoglobin değeri düşükse kan transfüzyonu
ile 10 gr/dl’nin üzerine çıkarılmalıdır. Hastada perfore apandisit düşünülüyorsa
ameliyat öncesinde Gr (+) ve Gr (-) aerop ve anaerop mikroorganizmaları etki
alanına alacak kombine antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Hasta ameliyata hazır
hale geldiğinde cerrahi tedavisi yapılır.
• 2793 defa okundu
• sayfayı yazdır
• sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı yazılar
çocuklarda testis anatomisi
üreterovezikal darlık nörojen mesane
ishal kusma gastroenteritler
çocuklarda gastrointestinal kanamalar
nekrotizan enterokolit NEK 5
neonatal resusitasyon bebek canlandırma
meckel divertikülü rektal kanama
mekonyum ileusu 1
akut skrotum sebepleri
epididimit epididimiorşit
yabancı cisim aspirasyonu
duodenal atrezi stenoz anüler pankreas 2
çocuklarda varikosel ağrısız skrotal şişlik
nekrotizan enterokolit NEK 1
hemoperitoneum travma kanama
testis torsiyonu vajinal tunika
intestinal atreziler 1
umbilikal herni göbek fıtığı
bebeklerde yemek borusu tıkanması
gastroşizis karın duvarı defekti gastrokizis
mekonyum ileusu 3
nekrotizan enterokolit NEK 2
inguinal herni kasık fıtığı
karın ağrısı çocuklarda karın ağrıları
talassemi akdeniz anemisi
nekrotizan enterokolit NEK 4
jejunoileal atreziler 1
karaciğer pankreas yaralanması
konjenital üriner sistem problemleri
gastrointestinal kanamalar 1 ay 2 yaş
| | |
|
 |
 |
 |
 |