Doktorlar     Meme Büyütme

Panik Ve Kaygiyi Önleme Yöntemleri

Her türlü sağlık sorunlarınız için bilgilerinizi bırakın. Biz sizi arayalım.

Ad-Soyad
:
E-mail
:
Telefon
:
Mesaj
:
Ruh Sağlığı & PsikiyatriTarih: June 12, 2011 11:24 Yorum Yok

1) Kayginizla ve panik’inizle basetmenize yardimci olmus olan yeni aliskanliklarinizi sürdürün: Her günkü denetimli soluk alip verme ya da gevseme uygulamalarini yapmayi sürdürün, arada sirada birtakim rahatsizliklara neden oluyor olsa da olagan etkinliklerinizi sürdürün, kendi içinizde yaptiginiz saglikli ve olumlu konusmalarinizi sürdürün.

2) Olasi panik atagi taslaklari için hazirlik olun. Böyle bir durumun üstesinden gelmek için daha önceden gelistirmis oldugunuz özgül becerilere iliskin uygulamalarinizi surdürün.

3) Panik’in birtakim belirtileriyle karsilasirsaniz, asiri tepki göstermeyin. Artik basetme konusunda donanimli oldugunuzu düsünün, artik bu konuda bilgi ve becerilerinizin oldugunu animsayin.

4) Yeniden ortaya çikan kayginizin ne anlama geldigini kendi kendinize sorun. Farkindalik alaninizin disinda neler olup bitiyor? Yasadiginiz zorlugun zamanlamasi ve olasi tetikleyiciler üzerinde düsünün. \”Duydugum kayginin altinda ne gibi bir ‘ileti’ yatiyor?\” diye kendi kendinize sorun.

5) Belirli düzeyde bedensel duyumlarin olagan oldugunu unutmayin. Bütün bu duyumlara omuz silkin ve böylesi duyumlarin sizi bir panik atagina götürmek zorunda olmadigini animsayin. Yalnizca bunlara bir tepki olarak gösterdiginiz yikimsal düsüncelerin, bir olayin panik atagina dönüsmesine neden olabilecegini göz önünde bulundurun.

6) Gelecekte ortaya çikabilecek kaygilariniz için kendinizi bagisiklayin. Eslik eden düsüncelerinizle birlikte geçmiste panik atagina neden olmus oldugunu düsündügünüz bedensel duyumlarinizi ardi ardina çikartmaya çalisin. Birakin onlar sizin için siradan bir duyum olsunlar, dolayisiyla sizin üzerinizdeki güçlerini yitirsinler.

7) Dengeli bir yasam sürüp sürmediginizi zaman zaman gözden geçirin. Yeterince gevsiyor ve hosa giden duygular uyandiran etkinliklerde bulunuyor musunuz? Zihinsel uyaraniara açik misiniz? Esin kaynaklarindan yararlaniyor musunuz? Bütün bunlari yapmiyorsaniz yasaminizdaki bu bosluklari doldurmaya çalisin.

* Yasam Streslerini Azaltin, Sagliginiza Özen Gösterin
Stres, hepimizin karsi karsiya kaldigi bir seydir, yasamin bir parçasidir. Stres etkenleri, önemli yasam olaylari olabilecegi gibi (bir yakinin ölümü, is degistirme ya da isini yitirme, baska bir okula geçme, çocuk sahibi olma, tasinma, evlenme, bosanma gibi), siradan günlük kosusturmalarin yarattigi zorluklardan kaynaklaniyor da olabilir (randevuya geç kalma, kendine zaman ayirarnama, yapacak çok fazla seyin olmasi ya da bir yakiniyla tartisma gibi). Gerçekte, ister olumlu olsun, isterse olumsuz, hemen her degisiklik bir stres kaynagi olabilir.

Panik bozuklugunun gelismesinde ve sürmesinde stresin önemi olabilir. Hastalarin birçogu, panik ataklarinin, ilk kez, yasamlarindaki stres li bir dönem sirasinda ya da bundan hemen sonra basladigini bildirir. Diger yandan, panik bozuklugu olan kisilerin, stresin etkilerine, panik bozuklugu olmayan kisilerden daha duyarli olduklarina iliskin birtakim kanitlar da vardir. Süregiden stresli yasam olaylarinin panik bozuklugundan kurtulmayi zorlastirdigina iliskin veriler de vardir.

* Stres Kaynaklarini Azaltmak
Bu yöntem genellikle oldugundan daha kolay görünür. Baskalarinin isteklerine zamaninda \”hayir\” demek çok kolay olmayabilir ya da üstlenilecek görevlere bir sinir getirmekte zorluk çekilebilir. Stres kaynaklarinizin bir bölümünü ortadan kaldirmanin birtakim yollari oldugunu düsünüyor musunuz? Bir stres kaynagini tümüyle ortadan kaldiramiyorsaniz, bunun yasaminiz üzerindeki etkilerini azaltmanin yollarini düsünmelisiniz (sorumluluklari paylasmak, yardim edilmesini isternek gibi).

* Panik Bozuklugunun Tedavisinde Antidepresan ilaç Kullanimi
\”Antidepresan\” sözcügü sizi sasirtmamalidir. Antidepresan ilaçlar, çok uzun yillardir, baska birçok rahatsizlikta oldugu gibi panik bozuklugunda da basariyla kullanilmaktadiriar. Kisi, depresyona iliskin birtakim belirtiler göstersin ya da göstermesin, bu ilaçlar panik ve anksiyetenin tedavisinde son derece yararli olabilmektedirler. Panik bozuklugunun tedavisinde antidepresan ilaç kullanilirken birkaç özellik göz önünde bulundurulmalidir. Bunlardan birincisi, bu ilaçlarin etki göstermeleri için birkaç hafta geçmesinin gerekli oldugudur. Bununla birlikte i1açlara baslandiktan kisa bir süre sonra yan etkileri ortaya çikar ve bu yan etkiler tedavinin ilk birkaç haftasi içinde oldukça rahatsizlik verici olur. Diger önemli bir konu da, bu ilaçlarin bir yildan daha uzun süreli olarak kullanilmalarinin gerekmesidir. Daha kisa süreli kullanimlarda rahatsizligin depresme olasiligi yükselmektedir.

* Seçici Serotonin Gerialim Ketleyicileri (SSRI’lar)
Panik bozuklugunda en çok verilen ilaçlar seçici serotonin gerialim ketleyicileri olarak bilinen ilaçlardir. Tipta bu ilaçlar genellikle \”SSRI’Iar\” olarak kisaltilirlar. Bu kümedeki ilaçlar beyindeki serotonin düzeylerini etkileyerek etkinlik gösterirler. Serotonin, bir sinirden bir sonrakine bilgi aktaran bir kimyasal maddedir.
Seçici serotonin gerialim; ketleyici ilaçlarin yan etkileri, ilaçtan ilaca bir ölçüde degismekle birlikte en sik görülen yan etkileri arasinda bulanti ve midede baska birtakim rahatsizliklar hissetme, bas agrisi, bas dönmesi, el titremesi, vücutta ortaya çikan birtakim döküntüler, uykusuzluk, sinirlilik, yorgunluk, agiz kurulugu, terleme, çarpinti ve birtakim cinsel sorunlardir. tiaca düsük dozlarda baslamak ve dozu giderek artirmak yan etkilerin sikligini önemli ölçüde azaltir.

Seçici serotonin gerialim ketleyici ilaçlari kesrnek oldukça kolaydir. Ancak, özellikle paroksetin olmak üzere, bir kesiminde i1aci biraktiktan sonra gelip geçici birtakim yoksunluk belirtileri görülebilir. Bunlar arasinda uykusuzluk, gerginlik, el titremesi, kaygilanma, bulanti, ishal, agiz kurulugu, bitkinlik, terleme ve olagandisi ejakülasyon vardir. Söz konusu ilaçlarin yavas yavas azaltilarak kesilmesi daha az yoksunluk belirtisinin çikmasini saglar.

Benzodiazepinlerin en sik karsilasilan yan etkileri arasinda uyusukluk hali, sersemlik hissi, çökkünlük, bas agrisi, saskinlik, bas dönmesi, sendeleme, uykusuzluk ve sinirlilik vardir. Bu ilaçlar alkolle birlikte alinmamalidirlar. Ayrica bu ilaçlar, özellikle yüksek dozlarinda, uzun süreli kullanildiktan sonra birakildiklarinda önemli ölçüde yoksunluk belirtilerine yol açabilirler. Dolayisiyla doktor denetiminde çok yavas yavas azaltilarak kesilmeleri önerilir. Sik görülen yoksunluk belirtileri arasinda panik ataklari, kaygi duyma ve uykusuzluk vardir. Bu belirtiler gelip geçici belirtilerdir. Bu belirtilerin ne denli uzun sürdügü ve yeginligi ilaçtan ilaca degisir. Yoksunluk belirtileri genellikle birkaç gün sürer.

Bu ilaçlarin önemli bir üstünlügü çok çabuk etki göstermeleridir. çogu olguda etkilerini birkaç dakika içinde gösterirler. Bu yüzden birçok kisi bu ilaçlari panik atagini durdurmak için \”gerektiginde\” kullanir. Daha dogrusu, baslanan antidepresan ilaçlarin etkilerinin ortaya çikmasinin beklendigi süre içinde bu ilaçlarin kullanilmasidir. Antidepresan ilaçlarin etkilerini göstermesi için beklenen birkaç haftalik süre geçtikten sonra, kaygi giderici olarak adlandirilan bu ilaçlar dozlari giderek azaltilarak kesilir.

Yorum Yap

(gerekli)

(gerekli)