Döllenme Tüp Bebek
Kadın Hastalıkları ve DoğumTarih: June 12, 2011 11:24 Yorum Yok* Tüp Bebek
* Sperm Bankalari
* Kiralik Tasiyici Kadinlar
Kisirligin çok çesitli sebepleri oldugunu söylemis; bunlarin önde gelenlerini siralamistik. Simdi de, \”tüp bebek bulusu\” ile çözüm getirilmek istenen kisirlik sebebi üzerinde biraz durmak istiyoruz. Tüp bebek meselesinde kisir olan kadindir. Yumurtaligi döl yatagina baglayan kanallarda yani \”fallop tüplerinde\” tedavisi mümkün olmayan bir tikaniklik mevzu bahistir. Yumurtalik saglam oldugu ve disi üreme hücresi imal edebildigi halde, tüpler tikali oldugu için, erkek üreme hücresi (sperm) yumurta ile bulusarak dÖllenmeyi temin edememektedir.
* Embriyoloji uzmanlarindan bir kismi diyorlar ki:
\”Madem kadinin döl yatagi ve yumurtaliklari saglamdir; öyle ise erkekten aldigimiz spermle kadindan aldigimiz yumurtayi disarida, suni bir tüpte, döllendirdikten sonra rahim içine yerlestirebiliriz. Rahim iç zarina yapisan döllenmis hücre (zigot), hayatini devam ettirecek ve böylece kadin hamile kalmis olacaktir\”. Isin gerçek yüzünü bilmeyen bir kimse, Embriyoloji uzmanlarini ve onlari körü körüne alkisiayan magazin basini okuyunca \”tibbin bu üstün basarisini\” tebrik edesi geliyor. Ancak meselenin gerçek yüzü hiç de böyle degildir. Konuya açiklik getirmek için önce \”gerçek döllenme\”nin nasil tecelli ettigini görelim. Sonra Embriyoloji uzmanlarinin alternatif olarak takdim ettikleri suni döllenmeyi izah edelim. Ancak o zaman mantigin geregi olan kiyasi yapabiliriz.
* Gerçek Döllenme:
Kadinin yumurtaliklarindan biri, olgun bir yumurta ürettigi zaman bunu fallop tüpüne atar. Olgun yumurta tüpe inince kadin hamile kalmaya hazir demektir. Erkegi ile birlesince rahim yoluna meni içersinde binlerce erkek üreme hücresi yani sperm bosalir. Spermler, yumurtaya dogru yönlenebilmeleri için sifre li bir çagri sinyali alirlar. \”Chamical Calling Signal\” adi verilen bu çagrinin spermlere nasil ulastigi ve onlar tarafindan nasil çözülebildigi henüz anlasilamamistir. Yumurta tarafindan nesredilen bu \”gel\” sinyali, baska cinse ait spermler tarafindan algilanamamakta, dolayisiyle yumurtaya dogru bir yönlenme ve hareket olmamaktadir. Gerçek döllenme kosusuna çikarlar.
Yumurta ile rahim kanali arasindaki mesafeyi spermlerin mikroskobik vücutlari ile kiyasladigimizda, yumurtaya ulasmak için katetmek zorunda olduklari yol binlerce kilometre tutar. Hal böyle olunca, spermler seviyesindeki bu yarisa \”maraton kosusu\” tabiri pek uygun düsüyor. Yarisi kazanan yani en önce yumurtaya ulasmayi basaran sperm, onunla birlesmeye hak kazanir. Sampiyon sperm, yani en sihhatli ve en güçlü sperm, yumurtaya ulasir ulasmaz; yumurta ona kapisini açar, içeriye alir.
Ondan sonra derhal kapiyi kapatir. Artik hiçbir sperm içeriye giremez. Arastirmacilar, sampiyon sperm disi üreme hücresine ulasir ulasmaz basindaki eritici bir enzimi hücre zarina bosaittigini, enzimin tesiriyle eriyen açikliktan içeri girdigini kaydediyorlar. Sperm içeri girince, yumurta hücresi bu açik yeri derhal tamir ederek kapatiyor ve hücre zarinda hizli bir kimyasal degisme oluyor. Artik ondan sonra gelen hiçbir spermin enzimi hücre zarina tesir edemiyor.
Döllenme hadisesi gerçeklestikten sonra döllenmis hücre bir yandan bölünerek büyürken bir yandan da döl yatagina dogru hareket ediyor. Hareketi sirasinda tüp içersindeki sivi ile besleniyor. Döl yatagina ulasip rahim iç zarina yapistlgi zaman bir dut tanesini andirmaktadir. Yapistigi yerde yavas yavas plesenta ve göbek kordonu tesekkül ediyor. Böylece annenin hamilelik olayi gerçeklesmis oluyor.
* Tüpte Döllenme:
Fallop tüpleri tikali olan ve bu yüzden kisir kalan kadinda yumurtaliklarin saglam oldugunu kabul ediyoruz.
Ancak tüpler tikali oldugu için hangi yumurtaligin olgun bir yumurta ürettigini tesbit etmek çok zordur. Bilgisayarla donatilan test makinalari buna karar veriyor. çogu zaman makinanin \”olgun yumurta\” diye takdim ettigi yumurta ile döllenme temin edilememekte, döllenme saglanincaya kadar denemelere devam edilmektedir. Döllenme temin edilemeyisinin bir sebebi de seçilen erkek üreme hücresinin yani spermin yumurta ile anlasamamasidir. Zira, binlerce spermin içersinden en sihhatli ve en güçlüsünü bulup çikarmak adeta imkansizdir. Çünkü suni tüplerde, gerçek döllenmede oldugu gibi, spermler arasinda bir yaris düzenlemek mümkün olarnamaktadir.
Döllenme temin edildikten sonra da is bitmiyor. Döllenmis hücrenin bölünüp çOgalabilmesi için beslenmeye ihtiyaci vardir. Ona lazim ol.an gerçek besinler, ancak annenin fallop tüplerindeki sivida mevcuttur. Laboratuvarda üretilen veya baska bir kadinin fallop tüplerinden alinan besleyici sivi, suni tüpte döllendirilmis hücrenin ihtiyacina ne derece cevap verir? Dogacak bebegin karekteri ve ruhsal yapisi üzerinde büyük tesiri olan bu ilk beslenme, konunun can damaridir.




