Bulaşıcı hastalıklardan korunma
Bulaşıcı Hastalıklardan Korunma Frengi, bel soğukluğu ve yumuşak şankr gibi tehlikeli zührevi hastalıkların gayri meşru cinsel birleşmelerle insandan insana geçtiği bilinen bir gerçektir. Yine, tedavisi mümkün olmayan ve mutlak ölümle neticelenen AIDS'in de gayri meşru ve ahlak dışı birleşmelerin bir ürünü olduğu kabul edilmektedir. Vücut ve çevre temizliği, elbise temizliği hastalıklarla mücadelenin temelini teşkil eder.Ayrıca frengi, bel soğukluğu ve yumuşak şankr gibi tehlikeli zührevi hastalıkların gayri meşru cinsel birleşmelerle insandan insana geçtiği bilinen bir gerçektir. Yine, tedavisi mümkün olmayan ve mutlak ölümle neticelenen AIDS'in de gayri meşru ve ahlak dışı birleşmelerin bir ürünü olduğu kabul edilmektedir.
Zina, öyle bir felakettir ki, sadece bulaşıcı hastalık taşımakla kalmaz; beraberinde toplum ve aile saadetini de mahveder. Neslin bozulması kadar bir cemiyeti tehdid eden felaket yoktur. Fertlerin ahlak kurallarına ve toplum nizamlarına uymaları ancak sağlam ve sıcak bir aile ortamında yetişmeleri ile mümkündür. Bütün polisiye tedbirlere rağmen medeni Batı ülkelerinde hırsızlık, gasp, tecavüz, öldürme, intihar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı önlenememekte, her geçen yıl biraz daha artış kaydetmektedir. Bütün bu sosyal bozuklukların temelinde, şüphesiz ahlaki çöküntü yatmaktadır. Ay hali sırasında kadının rahim yolu iç zarında şişme ve kızarıklık olduğundan, cinsi temas ona ızdırap vermekle kalmaz; yırtılmalara ve iltihaplara sebep olur.
Erkeklerde sünnet derisi, kesilip alınmadığı takdirde, içerisinde kalan sidik artıkları pek çok zararlı maddeler ihtiva ettiğinden, mikropların kolayca beslenip barınabilecekleri bir ortam meydana getirir. Bu mikroplar, cinsel temas sırasında kadına da geçeceğinden, sünnet vasıtasıyla her iki cins hastalığa karşı korunmuş olmaktadır. Modern tıp da sünnetin faydalarını kabul ettiğinden dolayı, bugün gayri müslim cemaatler içinde dahi erkek çocuklarını sünnet ettirenler vardır.
• 463 defa okundu
• Sayfayı yazdır
|