Rabdomyosarkom 1
RABDOMYOSARKOM
Rabdomyosarkom , embriyonik mezenkimden köken alan malign bir tümördür. Rabdomyosarkomun iskelet kasına diferansiye olma potansiyeli vardır. Solid tümörlerin % 7 – 10 u yumuşak doku sarkomlarıdır. Çocuklardaki yumuşak doku sarkomlarının % 50 sini de Rabdomyosarkom oluşturur. Amerikada yılda yaklaşık olarak 250 yeni rabdomyosarkom olgusu bildirilmektedir. Rabdomyosarkom, çocukluk çağının en kompleks tümörüdür.
TARİHÇE Webner (1854) : İlk defa 21 yaşındaki bir hastanın dilindeki tümörün Rabdomyosarkom olduğunu bildirdi., Stout (1946) – Erişkinde Pack (1952 – 1954) – Çocukta Rabdomyosarkom ve yumuşak doku sarkomlarını bildirdiler. Horn ve Enterline 1958 de Rabdomyosarkomun sınıflamasını yaptı : Embriyonel ? En sık Alveolar ? Kötü prognoz Botroid ? İyi prognoz Pleomorfik O zamanlar , primer tümörün cerrahi eksizyonu tek tedavi biçimiydi. Tümörün yerleşimine ve komple eksizyonuna bağlı olarak, agresif cerrahi tedavi sonucunda % 7 – 70 arasında sağ kalım oranları elde edilmiştir. Stobbe (1950) : Radyoterapinin baş ve boyun rabdomyosarkomlarında sonucu iyileştirdiğini saptadı. Edland (1965) : Yüksek doz radyasyonun tam olarak rezekte edilemeyen rabdomyosarkomda standart tedavi metodu olduğunu bildirdi. Pinkel ve Pinkren (1961) : Komple cerrahi eksizyon ve postoperatif radyoterapiden sonra kemoterapi uyguladı. Kemoterapide kullanılan başlkıca ajanlar : VAC Terapy Vincristine Actinomycin – D Cyclophosphamide
KLİNİK Hewrhangi bir organ yada yerleşimde asemptomatik bir kitle olarak, genellikle ebeveynler tarafından farkedilir. Gizli bir lokalizasyon tanıyı geçiktirir. Diffüz metastatik hastalıkta hastada ateş, iştahsızlık , kilo kaybı , ağrı ve sistemik debilizan belirti ve bulgular olabilir. Spesifik belirti ve bulgular tümörün yerleşimine göre değişir. Rabdomyosarkom 2 yaş grubunda sık görülür : 2 – 4 Yaş arası 12 – 16 Yaş arası En son IRS çaılşmasındaki ortanca yaş 5 yıldır. (0 – 20 yaş) Tanıda hastaların % 66 sı 10 yaşından küçüktür. % 6 sı ise 1 yaşından küçüktür. Erkek / kız oranı = 3/2 dir. Rabdomyosarkomun en sık görüldüğü primer yerleşimler : Baş – boyun % 35 Genitoüriner % 26 Ekstremiteler % 19
IRS III ÇALIŞMASINDAKİ PRİMER YERLEŞİMLER : Tüm baş ve boyun (% 35) Orbital % 10 Baş – boyun % 10 Parameningeal % 15 (en sık) Genitoüriner (% 16) (Mesane prostat harici) Mesane – prostat (%10) Ekstremiteler (%19) Diğer (%20) BAŞ VE BOYUN RABDOMYOSARKOMLARI Paramedian % 50 Orbital % 25 Baş – boyun (süperfisyel) % 25 Baş ve boyun Rabdo’larının yarısı tanıda stage III dür. En sık görülen tip Embriyoner RMS. Baş ve boyun RMS ları 3 e ayrılırlar : Parameningeal RMS (%50) En kötü prognoz. Nazofarenks Paranazal sinüs Orta kulak mastoid, Pterigoid, infratemporal Orbital RMS (%25) En iyi prognoz Orbita Göz kapağı Yüzeyel baş – boyun RMS (%25) Kafa derisi Dış kulak Parotis Yüz Bukkal mukoza Farenks , tonsil Larenks Boyun Orbital RMS lar proptozis , kemozis , göz kapağı veya konjuktiva kitlesine neden olurlar. İlerlemiş kitleler körlüğe ve / veya oftalmaplejiye neden olurlar. Parameningeal RMS lar sık olarak kraniyal kemik erozyonu ile birliktedir. Kraniyal sinir felçine ve meningeal semptomlara yol açarlar. Nazofaringeal tümörler ses değişikliğine, hava yolu obstruksiyonuna , disfajiye ve epistaksise yol açarlar. Paranazal sinüs RMS ları ağrı , burun akıntısı ve epistaksis nedenidir. Orta kulak ve mastoid bölgedeki RMS lar , kulaktan dışarı çıkan poipoid tümörler ile prezente olabilirler. Otitis media veya fasiyal sinir felçi nedeni olabilirler. Servikal LAP , yerleşime bağlı olarak , % 5 – 20 olguda görülür. Baş ve boyun RMS ları içinde ; En iyi prognoz ? Orbital En kötü prognoz ? Parameningeal RMS larda görülür. Baş ve boyun RMS ları içinde en sık görülen histolojik tip embriyonel RMS dur. Nazofaringeal RMS ve CA aynı sıklıkta ve prezentasyonda görülür. Nazofaringeal CA : Daha büyük çocukta görülür Servikal metastaz insidansı yüksektir Prognozu daha kötüdür.
GENİTOÜRİNER Genitoüriner RMS lar Üriner obstruksiyon Hematüri Abdominal ağrıya ve intestinal obstruksiyona yol açan büyük pelvik kitle şeklinde prezente olurlar. Vagina , serviks ve uterusdaki tümörler kitle lezyonu ile ve vaginal akıntıyla kendini gösterirler. Paratestiküler RMS lar tek taraflı , ağrısız skrotal kitlelerdir.. % 27 olguda lenfatik yayılıma bağlı büyük retroperitoneal kitleler eşlik edebilir.
GÖVDE VE EKSTREMİTE Ekstremite RMS ları kitle lezyonu ile prezente olur. % 12 olguda lenf nodu metastazı bulunabilir. Gövde RMS ları da kitle ile kendini gösterir. Göğüs duvarı tümörleri bazen solunum güçlüğüne yol açabilir. Paraspinal tümörler kord basısına ve nörolojik semptomlara yol açabilir.
DİĞER YERLEŞİMLER Retroperitoneal tümörler genellikle çok büyük ve karın ağrısı , gastrointestinal yada genitoüriner obstruksiyon ile kendini gösteren RMS lardır. Gastrointestinal ve safra yolları RMS ları nadirdir. Genellikle obstruksiyon bulguları verirler. Kardiyak tümörler konjestif kalp yetmezliği veya aritmi ile birlikte olabilir. RMS un nadir görüldüğü bir diğer yerleşim ise bronş ve akciğerdir.
RMS METASTAZLARI : Akciğer Kemik Kemik iliği Lenf bezleri Beyin Karaciğer Meme
EPİDEMİYOLOJİ Çocuklarda RMS insidansı ; Beyazlarda = 4,3 olgu / milyon / yıl Siyahlarda = 3,7 olgu / milyon / yıl. RMS un nedeni bilinmemektedir. Genetik faktörler etkili olabilir.
Lİ– FRAUMENİ SENDROMU: Otozomal dominant kalıtımlıdır. Rabdomyosarkom , meme kanseri ve diğer malignitelerin (Beyin tm , lösemi , adrenal CA ) görüldüğü ailelerde görülür. Li – Fraumeni semdromunda aile üyelerinde premenapozal meme kanseri sıklı9ğı söz konusudur. Bu sendroma tutlan ve embriyonel tip RMS u olan bir çocuktur. Li – Fraumeni sendromundaki genetik anomali sıklıkla mutajeniktir. Bu mutasyon tümör süpresor geni p53 ün inaktivasyonuna yol açar. Diğer bir grup hastada ise 12q13 translokasyonu görülür. RMS ayrıca : Nörofibromatosisli nevoid bazal cell CA lı fetal alkol sendromlu ailelerin çocuklarında da görülebilir. RMS Risk faktörleri : Annenin x ray ışınına maruz kalması Annenin marijuana ve kokain kullanımı Annenin daha önce ölü çocuk doğurması Annenin sağlık personeli olması. RMS lu çocuklarda kemoterapi ve radyoterapi etkisiyle ikincil malignite gelişmesi görülebilir. RMS lu çocuklardan daha sonra lösemi geliştirenlerde kromozom 11q23 de translokasyonlar saptanmıştır.
• 638 defa okundu
• Sayfayı yazdır
|