 |
 |
 |
 |
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Saygıdeğer hocamız ;
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN 'i saygıyla selamlıyoruz.
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, ruh sağlığı hastalıkları, psikiyatri alanında size önerebileceğimiz en önemli psikiyatrist :
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Cumhuriyet Bulvarı No:192
Üstay Apt K.5 D.9
Gündoğdu Meydanı
Alsancak / İzmir
0.232.4224252
|
 |
 |
 |
 |
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
Nekrotizan enterokolit NEK 1
NEK 1960 lı yılların ortasına kadar belirgin bir mortalite ve
morbidite nedeni değildi. Fakat neonatal yoğun bakım imkanlarının artmasıyla
daha çok prematür yenidoğanın sağ kalması sonucunda NEK daha sık görülmeye
başlandı. NEK şu anda yenidoğanın cerrahi acilleri içinde en sık görülendir. NEK
paradokslar hastalığıdır. Tipik olarak pretermlerde görülür. Fakat
fulltermleride etkileyebilir. Genellikle yaşamın 10.
günü ortaya çıkar. Fakat
yaşamın 1. günü veya 1. ayında da görülebilir. NEK genellikle sporadik bir
hastalıktır. Fakat bazen epidemi benzeri salgınlar yaptığı da görülmüştür. NEK
genellikle enteral beslenen yenidoğanlarda görülür. Fakat hiç beslenmemiş
bebeklerde de görülebilmektedir.
√ TARİHÇE : NEK benzeri olgular
literatürde bundan 170 yıl kadar önce görülmeye başlanmıştır. Bazıları ilk NEK
olgusunun 1825 de Siebold tarafından yayınlandığına inanır. Fakat bu aslında bir
gastrik perforasyon olgusudur. • Simpson (1838) : Muhtemelen mekonyum
peritonitine bağlı olan, peritonitli yenidoğanları yayınladı. • Zillner
(1883) : Yenidoğanlarda rektosigmoid perforasyonları yayınladı. Bu
perforasyonlar büyük olasılıkla lavmana bağlıydı. • Paltau (1888) : İlk defa
gerçek NEK olgusunu yayınladı. (muhtemelen). • Generisch (1891) : Birçok kişi
tatarından ilk gerçek NEK makalesini yayınlayan olarak kabul edilir. Fakat
aslında bu da büyük olasılıkla mekonyum peritonitini tariflemekteydi. •
Thelander (1939) : Neonatal GİS perforasyonlarını yayınladı. Hiç şüphesiz ki bu
olguların aslında bir kısmı NEK idi. • Agerty (1943) : NEK nedeni ile oluşan
lokalize ileal perforasyonun ilk başarılı cerrahi tedavisi. 1944 - 1959
arasında bazı araştırıcılar hastalığı infeksiyöz enterokolit veya nekrotizan
enterokolit olarak isimlendirmeye başladı. • Santulli (1975) : NEK için 3
komponenti tarif etti. İntestinal mukoza, bakteri ve substrat (mama).
√
İNSİDANS : • 3 / 1000 canlı doğum. NEK yenidoğan servisine yatan bebeklerin %
1 - 5 inde görülmektedir. (%1 - 5). Gerçek insidansı tarif etmek güç olacaktır.
İnsidans (USA) : Her 1000 canlı doğumda 1 - 3 olgu görülür. ( 1 - 3 olgu / 1000
canlı doğum). Neoanatal yağun bakıma baş vuran 18000 yenidoğanın (<1735 gram)
içinde NEK sıklığı 3 / 1000 canlı doğum olarak saptanmış. Fakat NEK genellikle
postnatal 10. günde gelişir. Bu yenidoğanların bir kısmı daha ilk 3 gün
kardiyorespiratuar sebeplerden ölmektedir. Dolayısıyla aslında NEK in gerçek
insidansının daha yüksek olması beklenir. Erken yenidoğan ölümlerini dikkate
almayan bir çalışmada NEK insidansı % 15 bulunmuştur. (%15).
< 1500
gram yenidoğanlarda ; Kesin NEK % 10,1 Olası
NEK %17,2 sıklıkla tespit edilmiştir.
Tüm yayınlar NEK in
prematürlerde öncelikli bir hastalık olduğunu, düşük gestasyonel yaştaki ve
doğum ağırlığındaki yenidoğanların özellikle risk altında bulunduğunu
göstermektedir.
√ EPİDEMİYOLOJİ (31 Hafta , 1461 Gram) : • NEK,
SGA yenidoğanlardan önce esas olarak düşük doğum ağırlıklı prematürlerin
hastalığıdır. NEKte ortalama gestasyonel yaş 31 hafta ve ortalama doğum ağırlığı
ise 1460 gram olarak bildirilmiştir. NEK li hastaların sadece % 7,3 ü Fullterm,
% 10,5 i ise SGA yenidoğandır. NEK de hastalığın başlangıç yaşı ile hastanın
gestasyonel yaşı arasında ters bir ilişki vardır. Yaşamlarının 1. haftasında NEK
gelişen yenidoğanlar daha matürdür ve ortalama gestasyonel yaşları 36,1
haftadır. Yaşamlarının 1. haftasından sonra NEK gelişen yenidoğanların ise
matüritesi daha azdır. Ortalama 33,4 haftadır. Yaşamın ilk haftası içinde NEK
gelişen grupta komplikasyonlar daha sıktır ve mortalite oranı daha yüksektir.
Yaşamın ilk 7 günü NEK tanısı konan tüm bebeklerin gastasyonel yaşı > 35
haftadır. (35. Haftayı tamamlamışlardır). Aynı ters ilişki çok düşük doğum
ağırlıklı yenidoğanlarda da söz konusudur. Geç başlangıçlı NEK daha düşük
gestasyonel yaşı olan (28,3 hafta vs 30 hafta) ve düşük doğum ağırlığı olan
(1049gr vs 1177 gr) yenidoğanlarda görülmektedir. (buradaki karşılaştırma
prematür yenidoğanlar arasında yapılmıştır).
• NEK için riskli dönem,
doğum ağırlığı arttıkça azalmaktadır. Ayrıca yenidoğanın gestasyonel yaşı 354 -
36 haftaya ulaşınca NEK görülme riski ani bir şekilde azalmaktadır.
Gastrointestinal sistemin fonksiyonel maturasyonu NEK için riski belirlemede
başlıca faktördür. (Steroid etkisi). Bauer in çalışması bunu doğrulamaktadır.
Prenatal glukokortikoid tedavisinin fetal akciğer maturasyonuna olan etkisinin
araştırıldığı bir çalışmada; kortikosteroid verilen annelerin bebeklerinde % 2
oranında NEK görülürken, plasebo verilen annelerin bebeklerinde % 7,1 oranında
NEK görülmüştür. Bauer, kortikosteroidin fetusta GİS maturasyonunu arttırdığı
sonucuna varmıştır. Birçok neonataolist oral beslemenin NEK gelişimindeki
başlıca faktör olduğunu düşünmektedir. Oral beslenmemiş yenidoğanlarda NEK
insidansı düşüktür. (%6 - 10). Oral beslenmenin hangi yaşta yapıldığı da en az
beslenme kadar (hatta daha fazla) önem taşır. Eğer barsak mukozasının bütünlüğü
bozulursa ve mama tarafından kısa süre içinde hasara maruz kalırsa NEK gelişir.
Bu durum özellikle fullterm yenidoğanda görülen NEK ile yakın ilişkilidir. Fakat
pretermlerde o kadar geçerli değildir. Oral beslenmenin NEK ile yakından
ilişkili olması nedeni ile, beslenmenin zamanı ve miktarının NEK oluşumundaki
etkisi araştırma konusu olmuştur.
• Goldman : Oral beslenme büyük
hacimlerde uygulandığı zaman NEK gelişme riski artmaktadır. Eğer beslenme
volümleri azaltıldığı zaman NEK insidansı da azalmaktadır. • Brown ve Sweet
: Beslenmenin başlanması NEK için önemli bir etyolojik faktördür. Besinin
völümü ve verilme hızı da hastalığın gelişmesi ile ilişkilidir. • Buna karşın
prospektif bir çaılşmada Brook, mamada yapılan değişikliklerin (miktar ve
veriliş hızı) NEK insidansında etkisi olmadığını bildirmiştir. • Kontrollü
bir çalışmada yenidoğan, prematür yenidoğanlarda oral beslenme miktarı ve
zamanının NEK li olan ve olmayanlarda aynı olduğunu göstermiştir. • 1974 de
deneysel olarak yenidoğan keçilere hiperosmolar formül verilmesi sonucunda NEK
ile benzer intestinal lezyonlar elde edilmiştir. • Book : Prospektif olarak
elemental formül (650 mosm/kg) ve süt formülü (350 mosm/kg) ile beslenen
pretermleri karşılaştırdı. Elemetal diyet ile beslenen pretermlerin % 88 inde ve
süt formülü ile beslenen pretermlerin ise % 25 inde NEK gelişti. • Mekonyum
ileus tedavis için Renografin - 76 lavmanı (osmolarite = 1900 mosm/kg)
yapılan bir hastada fatal NEK geliştiği bildirdi. • Willis (1977) :
Hiperosmolar medikasyonların oral verilmesinin NEK e yol açtığını bildirdi.
Dilue edilmemiş kalsiyum laktat (1700 mosm/kg) verilen yenidoğanlarda NEK
insidansının artığı tespit edildi.
Yoğun bakımlarda kullanılan ilaçların
bir çoğunun aslında hiperosmolar olduğu gösterilmiştir. Genellikle medikasyonun
kendisinin değilde taşıyıcının (Vehicle) yüksek osmoler olduğu
görülmüştür. Örnek : Hiperosmolar olan Vit - E oral verilince
pretermlerdeki NEK insidansı %13,4 dür. Eğer Vit - E parenteral verilirse
bu sıklık % 5,7 e düşer. Gastrointestinal sisteme hiperosmolar solüsyonların
verilmesi, mukozayı hasarlar ve NEK gelişimine katkıda bulunur. • Mekanizması
: yüksek volümdeki hipertonik solüsyonların intraluminal olarak verilmesi
sonucunda vasküler boşluktan barsak lümenine hızlı bir sıvı geçişi olur. Bunun
sonucunda kardiyovasküler fonksiyon azalır ve serum osmolaritesi artar. Bu
hemodinamik değişiklikler intestinalo mukozal kan akımını azaltır. Mukozaya
hasar verir. Hipertonik solüsyonların mukozaya uygulanması genellikle
deneyseldir. Fakat hipertonik mamalar ve ilaçlar oral yoldan uygulanmaktadırlar.
Böylece mide, düodenum ve ince barsakta belirgin bir dilüsyon olmaktadır.
Dolayısıyla yüksek tonisiteli sıvının distal ileuma kadar ulaşabilmesi
tartışmalıdır. Metilksantin türevleri (Teofilin ve Aminofilin) : Barsak
motilitesini azaltırlar. Ürik aside metabolize olurken açığa çıkan toksik
oksijen radikalleri yoluyla da enterosit hasarına neden olurlar.
Prematür
yenidoğanlara yüksek dozlarda Vit - E verilmesi de NEK insidansında artışa yol
açmaktadır. Vit - E prematürlerde retinopati gelişimine karşı verilir. Vit - E
nin lökositlerde intrasellüler bakteri öldürülmesini azalttığı gösterilmiştir.
Vit - E nin sadece oral kullanımında NEK insidansı artmaktadır. Kas içine
uygulanmasının bu tip bir sakıncası yoktur. İndometazin prostoglandin sentetaz
anzimini bloke ederek vazokonstruksiyona yol açar. Bu etki prematür
yenidoğanlarda patent duktus arteriosusu kapamak için kullanılır. İndometazin
ile tedavi edilen prematürlerde GİS perforasyonu ve NEK görülmüştür.
İndometazinin mezenterik kan akımını azalttığı ve mezenterik vasküler direnci
arttırdığı düşünülmektedir.
İndometazin ayrıca tokolitik bir ajandır. Bu
kullanımında da 30 haftalıktan küçük yenidoğanlarda NEK insidansında artış
saptanmıştır. Fakat 32 haftalıktan büyük bebeklerde indometazin NEK insidansını
arttırmaz. İndometazin : < 30 Hafta NEK ( ↑ ) > 32
Hafta NEK ( → ) Allopurinol etkili olur ! Henüz kesin kanıtlar
olmasa bile kokain, vazokonstrüktif etkisinden dolayı, NEK etyolojisinde rol
oynayan bir faktör olarak kabul edilir.
Prenatal kokain kullanımı kronik
plasental yetmezlik, kronik fetal hipoksemi, taşikardi ve hipertansiyona neden
olarak : 1 - Ölü doğum 2 - Abruptio Plasenta 3 - İntrauterin gelişme
geriliği 4 - Preterm doğum 5 - Ani çocuk ölümü sendromu 6 - Kötü
maternal kilo alımı. 7 - Maternal intraserebral kanama oluşmuna yol
açabilir.
Endotoksin verilerek NEK benzeri lezyonlar oluşturulabilir.
Endotoksinin etkileri PAF ve TNF aracılığıyla oluşmaktadır. (PAF ve TNF - α ).
Prematür yenidoğanın mama ile beslenmesi durumunda, klinikte spontan endotoksemi
ve PAF düzeyinde yükselme gösterilmiştir. NEK li prematür bebeklerde PAF, TNF ve
İL - 6 düzeyleri artmış olarak bulunmuştur. Asetil Hidrolaz PAF a spesifik
bir enzimdir. PAF ın yarı ömrünü kısaltır. Bu enzim NEK gelişiminde önemlidir.
Çünkü yenidoğanların asetil hidrolaz düzeyleri zaten düşüktür. Fakat NEK li
bebeklerde asetil hidrolaz düzeyi çok daha düşüktür. Piyasadaki mamaların
aksine, anne sütünde PAF - Asetil hidrolaz enzimivardır. (NEK için
koruyucu)
NEK in en tipik özelliği klinik olarak şiddetli sepsis ile
gitmesidir. NEK de barsak nekrozunun patogenezinden inflamatuar mediatörlerin
yanı sıra Nitrik Oksit (NO) de sorumlu olabilir. ( NO septik şok
patogenezinde rol alır.). NEK li yenidoğanların barsak duvarındaki
enterositlerde NO çok miktarda üretmektedir. NO -Sentazın güçlü bir inhibitörü
olan Gama interferon NEK li hastalardaki sentezi artan bir sitokindir.
√
PATOGENEZ : Fazla sayıdaki klinik ve deneysel çalışmalara rağmen NEK in
patogenezi açık değildir. Fakat bir çok araştırıcı NEK patogenezinin
multifaktöryel olduğunu kabul eder. Çoğu araştırıcı, düşük kan akımı veya
hipoksiye bağlı intestinal mukoza hasarı ile sekonder bakteriyel invazyon
sonucunda NEK geliştiğini kabul etmektedir.
Yenidoğanda hipoksi ve düşük
kan akımı yapan nedenler : 1 - Prenatal veya intrapartum
komplikasyonlar. 2 - Uzamış membran rüptürü 3 - Maternal infeksiyon 4 -
Fetal distress 5 - Doğumda resusitasyon gereği 6 - Düşük Apgar skoru 7
- Rekürran apne. 8 - Hipotansiyon 9 - Umblikal vasküler kateter 10 -
Axchange transfusion 11 - Patent Duktus Arteriosus.
NEK li
yenidoğanların büyük çoğunluğunda var olan iki faktör önemlidir : 1 -
Prematürite 2 - Enteral beslenme
NEK tek bir faktörün yada
özellikle yenidoğan zayıf ise, bazı faktör ve ajanların kombinasyonunun
sonucunda ortaya çıkar. Bu faktörler mukoza hasarı yaparak hastalığı tetikler.
Hasar direkt veya indirekt olabilir.
Direkt mukoza hasarı bakteri yada
hipertonik solüsyonlar nedeniyle olur. İndirekt mukoza hasarı ise düşük kan
akımına bağlı mukozal hipoksi (şok, hiperviskozite, vasküler obstruksiyon) veya
generalize hipoksi (doğum asfiksisi, akciğer veya kalp hastalığı) sonucunda
olur.
Mukoza Hasarı :
Direkt
İndirekt
1 -
Bakteri
Mukozal
Hipoksi
Generalize Hipoksi
2 - Hipertonik
solüsyon
1 -
Şok
1 - Doğum Asfiksisi
(Mama ,
ilaç) 2
-
Hiperviskozite
2 - Akciğer Hastalığı
3 - Vasküler obstruksiyon
3 - Kalp hastalığı.
Mukoza bir kez hasarlandıktan sonra , lümen içindeki bakteri barsak
bariyerini geçerek inflamatuar kaskatı başaltır. Böylece barsak daha da
hasarlanır ve sonunda intestinal nekroz gelişir. İmmatür barsağın bazı
karakteristikleri bakteri proliferasyonunu kolaylaştırır.
• Kolaylaştıran
durumlar : 1 - Substraın bulunması (mama) 2 - Barsak stazı 3 - Lokal
barsak mukozasında savunma defekti (mukoza hasarı, IgA eksikliği gibi)
•
NEK patogenezinde iki faktör önemlidir : 1 - Aday bir konak (prematür) 2 -
Başlatıcı ajan (bakteri).
NEK te üzerinde durulan en önemli etyolojik
faktör mukoza hasarına yol açan mukozal kan akımındaki azalmadır. Tououkian :
NEK li yenidoğanlarda perinatal ve neonatal faktörlerin yüksek insidansını
vurguladı. Bunların başlıcaları : 1 - Hipoksik episodlar 2 - Umblikal ven
yoluyla Exchange transfüzyonu 3 - Umblikal arter kateteri 4 -
Kardiyovasküler lezyonlar 5 - Hiperviskosite.
Lloyd : Yenidoğanın
hipoksiye yanıtının kuşlar ve memelilerdeki Diving Reflex ile analog olduğunu
gösterdi.
√ DİVİNG REFLEX : Dalma sırasında, yoğun selektif
vazokonstruksiyon oluşur ve kan özellikle barsaklar ve böbrekler gibi daha az
vital organlardan, kalp ve beyin gibi vital organlara şantlaşır. GİS
perforasyonlu yenidoğanların % 80 inde asfiksik peryod söz konusudur. Bu
asfiksik peryod mezenterik damarlarda refleks vazospazmı tetkler. Sonuçta barsak
iskemisi gelişir. Düşük mezenter kan akımı ve sonrasındaki reperfüzyon sonucunda
ksantin ve moleküler oksijen arasındaki bir reaksiyonun ürünü olarak toksik
süperoksid radikali gelişir. Oksijen radikalleri hücre yapılarına çok toksiktir.
Hücre zarını ve intrasellüler organellerin (lizozom, mitokondri) membranlarını
parçalar. Mukoza hücresinin geçirgenliği artar. (Barsak bariyerinin
bozulması).
NEK li yenidoğanlarda hastalığın ortaya çıkması ortalama 10
gündür. % 25 bebekte ise yaşamın ilk 14 gününden sonra ortaya çıkar. Yenidoğanda
da barsak mukozası 6 - 9 günde yenilenir. Dolayısıyla perinatal veya intrapartum
nedenlerin yol açtığı hipoksinin tek başına NEK oluşturması pek olası değildir.
Yapılan bir çalışmada hyalin membran hastalığı, doğum asfiksisi ve Apgar skoru
açısından NEK ve kontrol grupları arasında bir fark saptanmamıştır. NEK te
prematüritenin kendisi hastanın GİS bariyerinin bozulmasına yol açan esas faktör
gibi görünmektedir.
GİS bariyeri enterik bakterinin vucudu istila
etmesini engelleyen bir takım komplex anatomik ve fonksiyonel savunma
sistemlerinden oluşur : 1 - Gastrik asit 2 - Pepsin 3 - Pankreatik
enzimler 4 - Mukus 5 - Peristaltizm 6 - İmmün
globulinler.
Pretermin GİS bariyeri hem immünolojik hem de fizyolojik
olarak immatürdür. Bakterileri öldüren gastrik asit ve pepsin düzeyleri yaşamın
ilk 4 haftasından sonra erişkin düzeyine gelir. Yaşamın ilk yılında rölatif bir
ekzokrin pankreas yetmezliği vardır. İmmatür goblet hücreleri çok az miktarda
mukus salgılar. Mukoza hücrelerinin kendileri de kötü gelişmiştir. Gerekli
fonksiyonu görmeye yetecek kadar besin alamazlar. GİS peristaltizminin
koordineli olması ançak 8. gestasyonel haftadan sonra olur. Prematür yenidoğanın
barsağında koruyucu antikorlar özellikle IgA eksiktir. Anne sütü almayan
yenidoğanlarda eser miktarlarda IgA, IgG ve IgM bulunur.
Anne sütü
almamak sadece IgA eksikliğine değil, anne sütündeki diğer önemli faktörlerinde
eksikliğine yol açar : 1 - Oligosakkaridler 2 - Laktoferrin 3 -
Lizozim (PAF - Asetilhidrolaz) 4 - Epidermal Growth Factör 5 - İmmün
hücreler.
Aşağıdaki klinik deliller bozulmuş barsak bariyerinin NEK için
major predispozan faktör olduğunu ispat eder : 1 - Prematür yenidoğan ama ile
beslenince spontan endotoksemi ve PAF yüksekliği ortaya çıkar. 2 - Yüksek
riskli gebeliklerde anneye kortikosteroid verilmesi çocukta NEK insidansını
azaltır. (Mukoza hücre maturasyonunun hızlandığı ve barsak bariyer fonksiyonunun
güçlendiği kabul edilir). 3 - Anne sütü verilmesiyle deneysel NEK
önlenebilir. 4 - Mama ile beslenen bebeklerdeki NEK insidansı, anne sütü
alanlardan 6 kat daha fazladır. 5 - Randomize, klinik çalışmada oral IgA ve
IgG alan 88 yenidoğanda NEK görülmedi. Kontrol grubunda ise 6 NEK olgusu
görüldü.
NEK patogenezinde bakterinin önemini destekleyen bulgular : 1
- NEK epizodik, epidemik dalgalar şeklinde olabilir. Etkilenen bebeklerin
bulundukları yer ve zaman birbiriyle ilişkilidir. İnfeksiyon kontrol yöntemleri
ile NEK epidemisi durdurulabilir. 2 - Epidemilerde, NEK li bebeklerden ve
onlara bakanlardan aynı bakteriler izole edilmiştir. 3 - NEK bilinen bir risk
faktörü olamayan yenidoğanlarda da görülür. 4 -NEK perinatal risk faktöründen
(örneğin hipoksi) haftalar sonra oluşur. GİS bu süre zarfında hem herhangibir
hasarı onaracak zamanı bulmuştur. Hem de tam olarak kolonize olmuştur. 5 -
Prematür yenidoğanlara yüksek doz vit - E verilmes, NEK doz Vit - E verilmesi
NEK insidansını arttırır. (Vit - E bakterilerin lökositler tarafından hücre
içinde öldürülmesini inhibe eder.). 6 - Clostridium türü bakterinin oral
alımı sonunda NEK benzeri bir tablo oluşabilir. 7 - Endotoksin verilmesiyle
NEK benzeri lezyonlar oluşturulabilir. Endotoksinin etkileri TNF ve PAF
yardımıyla oluşur. MEK li yenidoğanların serumlarında TNF, PAF ve İL - 6
yüksektir. 8 - NEK de endotoksemi ve gram (-) bakteri için kan kültürü % 80
olguda gösterilmiştir. 9 - Pneumotosis intestinalis (çoğu NEK olgusunda direk
grafide barsak duvarında gaz olarak görülür). (Hidrojen gazı =
bakteri)
Pnömatosis intestinalis % 30 oranında hidrojen gazı içerir. Bu
lüman içi havadan yada insan metabolizmasından oluşmaz. Hidrojen bakteriyal
metabolizmanın bir ürünüdür.
• 3616 defa okundu
• Sayfayı yazdır
• Sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı Yazılar
| |