 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Saygıdeğer hocamız ;
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN 'i saygıyla selamlıyoruz.
Türkiye'nin neresinde olursanız olun, ruh sağlığı hastalıkları, psikiyatri alanında size önerebileceğimiz en önemli psikiyatrist :
Prof. Dr. Köksal ALPTEKİN
Cumhuriyet Bulvarı No:192
Üstay Apt K.5 D.9
Gündoğdu Meydanı
Alsancak / İzmir
0.232.4224252
|
 |
 |
 |
 |
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
Nekrotizan enterokolit NEK 2
PATOLOJİ : NEK barsağın tek bir segmentini (%50) yada multipl segmentlerini
tutabilir. NEK en sık olarak terminal ileumu, daha sonra da kolonu tutar. % 44
olguda hem kalın hem de ince barsaklar da tutulum vardır. Pan - Necrosis, NEC
Totalis NEK in tüm barsakların en az % 75 inin tutulması ile karakterize olan
fulminan formuna PAN - İnvolvement denir. Cerrahi olarak tedavi edilen NEK
olgularının % 19 u NEK totalis dir.
Barsak belirgin derecede dilatedir ve yer
yer incelmiştir. Serozası kırmızı - gri renklidir. Fibrinöz eksüda ile kaplı
olabilir. Belirgin gangrende seroza yüzeyi siyahtır.
Subserozal gaz
koleksiyonu sıklıkla görülür. Mukoza yüzeyi ülserli olabilir. Barsak nekrozu
varlığında periton sıvısı kanlıdır. Perforasyon varlığında ise kahverengi
bulanık sıvı görülür. Akut ve kronik inflamasyon % 60 olguda eşlik eder. En sık
görülen mikroskopik lezyon süperfisyel mukozanın Bland veya koagülasyon
nekrozudur. Koagülasyon nekrozu (%89). Bu durum hücresel detayların
kaybolduğunu; fakat hücre ve doku yapılarının bir hayalet gibi geride kaldığını
gösterir. Komple mukoza nekrozunu takiben submukozanın ödemi ve hemorajisi
gelir. Pneumatosisi başlangıçta submukozada görülür. Daha sonra muskularis ve
subseroza tabakalarında görülür. İlerlemiş hastalıkta hyalin eozinofili ve
musküler tabakalarda çekirdeğin silinmesi ile karakterize transmural nekroz
görülür,
TANI : NEK genellikle fizyolojik insitabiliteyi gösteren
nonspesifik klinik bulgular ile kendini
gösterir: -
Letarji - Vucut ısısı
insitabilizasyonu - Rekürran
apne -
Bradikardi -
Hipoglisemi -
Şok.
Dolgin : Klinik ooarak NEK yerleşmeden 24 saat önce prodromal bir
solunumsal kompensasyon - dekompensasyon evresi gözlemlemiştir.
GİS ile
ilgili daha spesifik semptomlar
: - Abdominal distansiyon (%
70 - 98) - Rektal kanama
(& 79 - 86) - Beslenme
sonrası yüksek gastrik rezidü
(%70) -
Kusma(%70) - Daire /%4 -
26) - % 25 - 63 olguda
gaitada belirgin kan ve % 22 - 59 olguda gizli kan görülür. Rektal kanama
nadiren masiftir.
Fizik muayenede abdominal distansiyon ve hassasiyet
dikkat çeker. Hastalık ilerledikçe barsak ansları görülürhale gelir. Kitle veya
karın duvarında krepitasyon alınabilir. Karın duvarı eritemi, altındaki
peritonite bağlıdır. Başlangıçta % 4 olguda görülür. İleri evrede daha sık
görülür.
NEK li yenidoğanlarda : 1 - Nötropeni 2 -
Trombositopeni 3 - Metabolik asidoz sık görülür.
% 37 olguda
lökosit sayısı < 1500 dür. Nötrofil sayısı < 6000 olduğu durumlar
genellikle gram negatif septisemi ile birliktedir.
Nötropeni mekanizması
: 1 - Kemik iliği suprsyonu 2 - Periferik kullanımın artması 3 -
Periton sıvısında sekestrasyon.
Trombositopeni NEK de
universaldir.
Gram negatif bakterilere, aşağıdaki inflamatuar yan
ürünlere bağlıdır; 1 - Lipopolisakkarid 2 - PAF 3 - TNF 4 - NO 5
- Diğer bazı sitokinler.
NEK li hastaların % 87 - 95 inde trombosit <
150.000 dir. Hastaların 1 / 3 ü belirgin derecede kanar. NEK te metabolik asidoz
sıktır.(% 40 - 85). Nedeni hipovolemi ve sepsis dir. İntestinal nekrozun
spesifik bir bulgusu değildir. Gaitada gizli kan ve redüktan maddeler vardır.
NEK karbonhidrat malabsorbsiyonuna yol açar. Sonuçta karbonhidratlar kolona
gelir ve fermente olur. Gaita ile atılırlar. Clinitest ile genellikle 2 +
redüktan madde vardır. Kolonik bakteriyel fermentasyon sonucunda barsakta D -
Laktat oluşur. D - Laktat kolonda emilir ve böbrekle atılır.
NEK li
yenidoğanların idrarında D - Laktat düzeyi yüksektir. Benzer şekilde artan
fermentasyona bağlı olarak ekspiryum havasında hidrojen atılımı artmıştır. Nefes
hidrojen testinin negatif olması NEK i % 99 ekarte ettirir. Bir akut faz
reaktanı olan C - Reaktif Protein NEK de yükselir.
MİKROBİYOLOJİ :
NEK li hastaların kan ve dışkı kültürlerinde izole edilen organizmalar
; - GİS
Florasına - Nazokomiyal
Floraya - Kültür alınan
yere - Daha önce kullanılan
antibiyotik süresine göre farklılıklar gösterir.
Kültürde üreyen
bakterinin NEK e neden olan asıl patojen mi yoksa antibiyotik rejiminin
sonucunda ortaya çıkan sekonder oportunistik bir bakterimi olduğu sorusu açık
değildir. NEK li hastalardan alınan kan, gaita ve periton sıvısı kültürleri
sonucunda bakteriyolojik veriler elde edilmektedir.
Kan kültürleri NEK li
hastaların % 30 - 35 inde pozitiftir : 1 - E.
Coli En sık 2 - K.
Pnömoni 3 - P. Mirabilis 4 - S. Auerus 5 - S.
Epidermidis 6 - C. Perfiringens 7 - P. Aeruginosa ürer.
NEK li
hastaların kan kültürlerinden en
sık - E.
Coli - K. Pnömoni izole
edilir.
NEK li hastaların gaita kültürlerinden izole edilen organizmalar
: 1 - E. Coli 2 - K. Pneumoniae 3 - E. Cloacae 4 - P.
Aeruginosa 5 - Salmonella 6 - S.Epidermidis (Koagülaz negatif staf.) 7
- C. Perfiringens 8 - C.
Difficile 9 - C.
Butyricum.
Periton kültürlerinden en sık olarak izole edilenler ; 1 -
Klebsiella 2 - E. Coli 3 - Koagülaz negatif staf. 4 - Enterobakter 5
- Mantar (Yeast).
Bakterilerin aksine fungal infeksiyonun NEK e yol
açtığı yönünde bir veri yoktur. Fungusların sekonder istilacılar oldukların
düşünülmektedir. NEK li hastaların % 5 - 17 sinde kan kültürlerinde mantar
üremektedir. NEK ölümlerinin bir kısmında kandidaya bağlı fungal septisemi
tespit edilmiştir. NEK deki mukoza hasarı bakteri toksinlerine bağlı
gelişebilir.
NEK epidemileri esnasında gaita örneklerinden ; 1 - C.
Difficile 2 - C. Butyricum 3 - E. Coli toksinleri izole
edilmiştir.
Koagülaz negatif stafilokoka bağlı NEK olgularının % 56
kadarında gaitada Delta Toksin tespit edilmiştir. (S. Epidermidis à Delta
Toksin). Bu Delta Toksin NEK oluşmadan meydana gelen koagülaz negatif stafilokok
kolonizasyonlarında ise görülmemektedir. Bir çok büyük seride, sporadik NEK
vakalarından hemen sonra NEK epidemileri geliştiği bildirilmiştir. Çoğu NEK
epidemisinde spesifik bir patojen tespit edilememiştir.
NEK
epidemilerinde dikkat çeken nokta, aynı dönemde yoğun bakım çalışanlarında da
akut gastroenterit görülmesidir. İnfeksiyon kontrol kurallarının sıkı biçimde
uygulanmasıyla NEK oranı azaltılabilmektedir. Bazı NEK epidemilerinde ise E.
Coli, Salmonella, C. Difficile, Rota virüs ve Corona virüs benzeri organizmalar
izole edilmişlerdir. Clostridium türleri NEK nedeni olarak gösterilmiştir. Bu
organizmalar zorunlu anaerobikdirler. İskemik dokuyu invaze ederler. Gaz ve çok
kuvvetli toksin üretirler. Normalde yenidoğanın barsağında daha yaşamın 1.
gününde hızla kolonize olurlar. Clostridium türlerine bağlı NEK
epidemilerine bazı hayvanlarda rastlanılır. ( Pigs, Lambs, Fowl,
Cows).
İki hastalık Clostridium bakterisine bağlı gelişir ve NEK i
andırır : 1 - Darmbrand 2 - Pigbel Her ikisinin patogenezinde
pneumatosis intestinalis ve intestinal nekroz vardır. Darmbrand à C.
Perfiringens Tip F Pigbel à C. Perfringens Tip
C
endotoksinleri sorumludur.
DARMBRAND : Savaş sonrası Almanyada görülmüştür. Diet değişikliği ve
Clostridium perfiringens tip F endotoksini sonucunda oluşur. PİGBEL : Yeni
Gine deki çocuklarda görülür. Clostridium Perfringens Tip C endotoksini ile
oluşur. Aşıyla korunulabilir.
GÖRÜNTÜLEME : Radyografik olarak NEK tanısı
koymak için en önemli grafiler
; - Düz
anteroposterior - Sol lateral
dekübitus (veya Cross - Table Lateral)
abdominal grafilerdir.
Aşağıdaki radyolojik bulgular NEK i işaret eder
; 1 - İleus görüntüsü (Nonspesifik barsak distansiyonu) 2 - Pneumatosis
intestinalis (Lineer veya kistik) 3 - Portal vende gaz à Kötü prognoz. Çünkü
özellikle NEK totalis olgularında görülür. 4 - Pneumoperitoneum 5 -
İntraperitoneal sıvı. 6 - Persistan dilate barsak ansı. - Pneumatosis
intestinalis - Portal vende gaz (kötü prognoz) NEK in anlık
bulgularıdır.
Yukarıda sayılan radyografik bulgularından Portal
vende gaz hariç hiçbir bulgu prognoz hakkında bilgi vermez. Portal venöz gaz
kötü prognozu gösterir.
1 - Barsak Distansiyonu : NEK in en sık ve en
erken radyolojik bulgusu multipl, gaz ile distandü barsak anslarıdır. (% 55 -
100). Zamanla sekresyonlar ve gaz biriktikçe hava - sıvı seviyeleri ortaya
çıkar. Barsak anslarının dilatasyonunun derecesi ve dağılımı hastalığın klinik
şiddeti ve ilerlemesi ile ilişkilidir.
2 - Pneumatosis İntestinalis :
Pnömatosiss intestinalis (Barsak duvarında gaz - intramural) görülmesi NEK için
diagnostiktir. Barsak duvarındaki gaz, esasen hidrojendir. Bakteriyal
metabolizmanın bir yan ürünüdür. İntarmural gazın % 30 unu hidrojen oluşturur.
Pnömatosis intestinalisin sıklığı % 19 - 98 arasında değişir. Fakat şiddetli NEK
bile olsa % 14 olguda görülmez. Pnömatosis kısa süreli bir bulgudur. Klinik
semptomların yerleşmesinden önce görülebilir. Pnömatosis özellikle oral
beslenmiş bebeklerde görülür. Beslenmiş à % 84 Beslenmemiş à %
14.
Pnömatosis NEK için spesifik değildir. 1 - Hirschsprung
Enterokoliti 2 - Koyulaşmış süt sendromu 3 - Pilorik stenoz 4 -
Şiddetli daire 5 - Kabonhidrat entoleransı gibi durumlarda da
görülür.
Pnömatosis intestinalisin 2 radyolojik formu vardır : 1 -
Kistik à Submukoza 2 - Lineer à Muskularis ve subseroza
Kistik formun
granular veya köpüksü bir görünümü vardır. Genellikle kolondaki fekal materyal
ile karıştırılır. Lineer form genellikle kistik formdan sonra gelişir.
Kistik form submukozadaki gazdır. Lineer form ise muskularis ve submukozadaki
gazdır.
3 - Vena Porta Gazı : Karaciğer üzerinde, genellikle periferine
uzanan, vena porta dallanmasına uygun gaz gölgeleridir.(Radyolusent alanlar).
Vena porta gazı da anlık bir bulgudur. Bu nedenle % 9 - 20 sıklıkla görülür. Tüm
yayınlar vena porta gazının kötü prognozla birlikte olduğunu gösterir. Pan -
İnvolvemen (NEK - Totalis) olgularında % 61 olguda görülür.
Portal venöz
sistemde gazın 2 kökeni olabilir : 1 - İntramural gazın venöz yolla portal
vene ulaşması. 2 - Portal venöz sistemde gaz üreten bakterilerin
bulunması.
Bir çalışmada; 32 - 36 haftalık prematürlerin NEK olupda vena
portada gaz görülenlerinin % 40 ında NEK Totalis geliştiği
bildirilmiştir Vena Porta Gazı à % 40 NEK Totalis NEK Totalis à % 61
Vena Porta Gazı
4 - Pnömoperituan : Peritoneal kavitede serbest hava
intestinal perforasyonu gösterir ve hastaların % 12 - 30 kadarında görülür.
Serbest hava periton boşluğunun en üst kısmında (most undependent)
bulunur.
Serbest hava en iyi olarak ; 1 - Sol Lateral dekübitus 2 -
Cross - Table Lateral (En sensitif) pozisyonlarda görülür.
Hasta
yenidoğanın ayakta direk karın grafisinin çekilmesi ne pratiktir, ne de
gereklidir. Football Sign : Yatarak direk karın grafisinde serbest havanın
falsiform ligamanı çevrelemesi ile oluşan görüntüdür.
Yatarak (supine)
abdominal grafide serbest hava : 1 - Falsiform ligamanı (Football sign) 2
- Umblikal arteri 3 - Urakus artığını çevreleyebilir.
Double Wall
Sign : Yatarak karın grafisinde karın içinde serbest hava olduğu zaman bir
barsak ansının tüm duvarının görülmesidir. Barsak duvarının her iki tarafında
da(lümende ve periton boşluğunda) hava olduğu için bu tip bir görünüm oluşur.
Ameliyatla GİS perforasyonu doğrulanan olguların sadece % 63 ünde radyografik
olarak bu gösterilebilir. Bu prematür bebeklerde pnömoperituan, intestinal
perforasyon olmadan da, mekanik ventilasyona bağlı olarak ortaya çıkar. Bu
durumda barotravmanın yol açtığı alveol rüptürü ile oluşan hava dissekisyonu
mediastenden abdomene dek ulaşır. Tanı konamıyorsa ve asit varsa parasentez
yapılabilir. Asit yoksa opak madde verilip grafi çekilebilir.
5 -
İntraperitoneal sıvı : Periton boşluğunda serbest sıvı olduğunu işaret eden
radyografik bulgular
vardır. - Gaz gölgesi olmayan
distandü abdomen (opasite) -
Barsaklara ait gaz gölgelerinin karnın orta kısmında toplanması ve çevrenin opak
olması (Buket bulgusu) -
Karın içinde bulanıklık
(Haziness) - Barsak
anslarının ayrılması Bu bulgular olguların % 11 inde
görülür.
İntraperitoneal sıvı ve vena porta gazı yüksek mortaliteyi
gösteren radyografik bulgulardır. Cerrahi olarak perforasyonu olan olguların
sadece % 21 inde asit vardır. (Radyolojik). İntestinal perforasyonu olan
olguların % 16 sında asit veya serbest hava radyolojik olarak yoktur.
6 -
Persistan dilate loop : Persistan dilate loop, NEK li bebeklerde Luexler
tarafından gösterilen bir radyografi bulgusudur. Bir veya birkaç barsak ansının
24 - 36 saat aynı pozisyon ve konfigürasyonda kalmasıdır. Persistan loop
varlığında % 57 olguda barsak nekrozu tespit edilmiştir. % 43 olgu ise
nonoperatif tedavi ile iyileşmiştir.
7 - Kontrast çalışmalar : NEK in
şüpheli bulgularının varlığında tanısal doğruluğu arttırmak için GİS in
kontrastlı çalışması yapılabilir. Kontrast madde olarak baryum asla
kullanılmamalıdır. Çünkü baryum ve gaita karışımının perforasyondan ekstravaze
olması peritoniti iyice şiddetlendirir. Baryumun aksine, suda eriyen kontrast
ajanlar barsaktan ve periton boşluğundan absorbe olurlar. Bu absorbsiyondan
sonra 6 - 12 saat süresince idrar dansitesi yüksek kalır. Suda eriyen ajanlar
hiperosmolardır. (örneğin gastrografin 2150 mosm / L). Ayrıca baryuma göre daha
kötü mukozal imaj verirler. Hiperosmolarite özellikle prematürlerde tehlikeli
olabilecek intraluminal sıvı geçişlerine yol açar.
Yeni suda eriyen ajan
olan izotonik Metrizamid ; 1 - Noniyoniktir 2 - Osmolaritesi
düşüktür. 3 - GİS opasifikasyonu mükemmeldir.
Opak gafide NEK şüphesi
uyandıran bulgular : 1 - Ödemli barsak duvarıyla ayrılmış anslar. 2 -
Mukoza düzensizliği 3 - Mukozal ülserasyon 4 - Barsak duvarının pürüzsüz
olması (Spiculation).
Metrizamid GİS den emilmez. Dolayısıyla işlem
sonrası serum Metrizamid düzeyinin ölçülmesi tam tabaka bir intestinal
nekrozu gösterir. Nekroz yada perforasyon varlığında 8 misli, minör iskemi
varlığında 4 misli yüksek çıkar. Benzer şekilde, eğer perforasyon varsa
metrizamid absorbe olacaktır. Sonra vasküler sistemde konsantre olup böbrekler
yoluyla atılacaktır. Dolayısıyla metrizamidli kontrast çalışma sonrasında direk
grafide nefrogram görülmesi barsak perforasyonunu veya iskemisini gösterecektir.
Kontraslı lavmanlar, rektosigmoid perforasyon riskinde dolayı asla
yapılmamalıdır.
8 - ULTRASONOGRAFİ : USG nekrotik barsağı,
intraperitoneal sıvıyı ve vena porta gazını göstermek için kullanılır. Target
Sign : Hipoekoik bir yuvarlak çerçeve ve santral ekojenik bir odak. Anormal
barsağın USG ile görüntüsü olarak yayınlanmış.
1984 yılında NEK li 12
bebekte vena porta gazı USG ile gösterilmiştir. Üstelik bunlardan beşinde
radyografide vena porta gazı görülmemiştir.
USG de vena porta gazının
görüntüsü : 1 - Vena portada yüzen yüksek ekojenik partiküller
(mikrobubbles). 2 - Hepatik parenkim içinde yüksek ekojenik
alanlar.
Portal venöz gaz USG ile radyografiden çok daha erken olarak
tanınmaktadır. NEK li hastalarda perikolesistik hiperekojenite
tanımlanmıştır. Bu görüntüyü 2 şey açıklar : 1 - Perikolesistik venöz
gaz. 2 - İnflamasyonun perikolesistik boşluğa yayılması (köpüksü bir
inflamasyon).
USG nin NEK tanısında kullanılması özellikle direk
grafisi normal ya da nonspesifik (gazsız abdomen) olan hastalarda çok
uygundur.
• 3718 defa okundu
• Sayfayı yazdır
• Sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı Yazılar
| | |
|
 |
 |
 |
 |