 |
 |
 |
 |
 |
|
| |
|
sponsor 1 |
sponsor 2 |
rahim ağzı kanseri serviks
Kadın üreme organlarından serviks rahim ile vagenin birleştiği bölgedir. Vaginadan bakıldığında vagenin sonunda bir yarım küre şeklindedir. Merkezindeki kanal aracılığı ile rahim içi boşluk vagene açılır. Bu boşluktan da adet kanı dışarı atılır. Kadın üreme sistemi kanserleri arasında ikinci sıklıkla görülmektedir. Çoğunlukla 35-55 yaş arası kadınlarında görülmektedir.
Serviks kanserinin nedeni büyük bir olasılıkla human papilloma virusunun (HPV) neden olduğu bir enfeksiyondur. Bu enfeksiyon etkeni cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Kanser hücreleri vucudun içinde ve dışındaki dokuları döşeyen hücrelerden gelişmektedir (epitel hücresi). Bu döşeyici hücreler deri benzeri cok katlı yassı epitel ( Squamoz) veya salgı yapma özelliği olan (Adenoid) epitel olmak üzere iki grupta incelenebilir. Işte bu iki tip hücreden de farklı davranış özelliği gösteren kanserler gelişebilir. Serviks kanserlerinin yaklaşık olarak % 85'I squamoz kanserlerdir. Adeno kanserler ise daha az oranda görülür. Her iki hücre tipinin de bir arada bulunduğu adeno-squamoz kanserlerde izlenmektedir.
Her kanserin türünün kendine özgü bir davranış şekli vardır. Serviks kanserinin özelliği rahim ağzında geliştikten sonra derinlere doğru ilerleyerek rahim ağzına komşu dokulara yayılmasıdır. Rahim ağzı etrafında geniş bir kan ve lenf damarı ağı vardır. Ayrıca böbreklerden idrar torbasına ilerleyen idrar yolları da (üreter) rahim ağzına çok yakındır. Bu dokular hastalığın ilelemesi ile birlikte etkilenmektedir. Özellikle lenf damarlarının tutulumu ile kanser hücreleri vücudun başka bölgelerine de yayılabilmektedir.
TANI: Genellikle ilk yakınmalar ilişki sonrasında olan lekelenme tarzındaki kanamalardır. Rahim ağzı ( serviks ) kanserinin erken dönemlerinde pek fazla yakınma olmayabilir. Çoğu kadın hastalık iyice ilerleyip başka organların çalışmasını engellemeye başlayıncaya kadar hastalığından habersizdir. Erken evrelerinde ağrı yakınması olmaz. Kanser hücreleri rahim ağzı bölgesinde oluştuktan sonra yıllar içersinde yavaş bir şekilde ilerleyerek etraflarındaki normal hücreleri ve dokuları da kansere çevirecek şekilde büyür. Belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra yakınmalara neden olur. Ancak yakınmalar oluşuncaya kadar geçen süre içersinde kanser hücreleri geniş bir şekilde yayılmış olabilir. Serviks kanserinin bu çok erken dönemlerinde yakalanması rutin olarak yılda bir kez yapılan Pap-smear testi ile mümkündür. Bu test ile henüz başlangıç aşamasındaki kanser tanınmakta ve tedavisi de başarılı olmaktadır.
Pap-smear testi servikal kanserlerin % 90'ını erken dönemde yakalayabilir. Gelişmiş ülkelerde cinsel aktif kadınların yılda bir kez smear testi yaptırması zorunlu hale getirildikten sonra serviks kanserlerinden ölüm oranı %50 azalmıştır. Cinsel aktif kadınların yıllık olarak smear testi yaptırmaları serviks kanserinin erken tanısı açısından hayati önem taşımaktadır. Smear testinin kanser açısından pozitif çıkması durumunda kesin tanı için seviksten biopsi alınması gerekmektedir. Bu biopsi rahim ağzını bir mikroskop gibi büyüten kolposkop denen aletle yapılması uygundur. Biopsi uygulaması tek tek şüpheli bölgelerden parça alınması ve serviks içi kanalının ince bir küretle kazınması ( Punch biopsi+endo servikal kürtaj) şeklinde olabileceği gibi rahim ağzının bir bütün halinde çıkarılmasını sağlayan LEEP uygulaması ile de olabilir. Her iki uygulama da ağrısız bir işlemdir.
Alınan örnekler patolojik incelemeye alınır. Bu incelemede kanser hücresi varmı, bu hücrelerin tipi ( adeno kanser, squamoz kanser), farklılaşma derecesi, yüzeyel ve derine doğru ne kadar yayıldığına bakılır. Kadında servikal kanser varsa daha sonraki aşamada hastalığın yayılma derecesine bakılır. Bu amaçla IVP ( ilaçlı böbrek filmi), rekto-sigmoidoskopi ( son barsakların incelenmesi), akciğer röntgeni ve batın ultrasonu rutin olarak uygulanır. Gerekli görüldüğünde bu ön tetkiklere, bilgisayarlı tomografi, mesane tetkiki ( sigmoidoskopi), ve kalın barsak filmi de eklenebilir.
TEDAVİSİ : Serviks kanserinin tedavisi hastalığın evresine bağlıdır. Eğer kanser dokusu sevikste milimetrik ölçüler içersinde sınırlı ise buna in situ serviks kanseri denmektedir. Bu durumda eğer kadının çocuk istemi varsa, lokal olarak serviks konizasyon denilen bir işlemle çıkartılır. Kadının çocuk istemi yoksa da rahim tamamen alınabilir. Kanser yayılımı çevre dokuları da içesine almışsa bu durumda çevre dokularıda içersine alacak bir şekilde geniş bir cerrahi işlem uygulanır. Bu işlemde rahim ( hasta gençse yumurtalıklar) ve alt karın bölgesindeki lenf bezleri çıkartılır. Radyasyon ( ışın ) tedavisi ilerlemiş serviks kanserinde oldukça etkili bir işlemdir. Işın tedavisi cerrahi işlem uygulanmış hastalarda yardımcı tedavi, veya cerrahi uygulanamayacak kadar yayılmış hastalarda esas tedavi olarak kullanılmaktadır. Serviks kanserinde ilaç tedavisi ( kemoterapi) çok sık olmasa da bazı durumlarda kullanılabilmektedir.
• 11458 defa okundu
• sayfayı yazdır
• sayfayı arkadaşına gönder
Bağlantılı yazılar
kürtaj gebelik düşük
adet düzensizliği kadın vaginal kanama
kan uyuşmazlığı gebelik doğum
myom komplikasyonları uterus miyomu
gebelikte amniyosentez
gebelik gebelikte sigara hamilelik
adet ağrıları ağrılı adet kanaması
ağrısız doğum epidural anestezi
adet düzensizliği kanama bozukluğu
tüp bebek mikroenjeksiyon gebe kalma
candida vajiniti vajinal enfeksiyon
ovulasyon indüksiyonu yumurtlama uyarıcı
vulva kanseri kadın kanserleri
vajinal duş gebelikten korunma
yenidoğan sepsisi bebek kan zehirlenmesi
tüp bebek kısırlık hamilelik
yumurtalık kisti kadın hastalıkları
doğum tarihi hesaplama
kızlık zarı türleri hymen
rahim sarkması idrar kaçırma
ani doğum gebelik hamilelik
küretaj gebelik kürtaj sonrası
kadınlarda embriyo transferi
doğuştan kalça çıkığı
kadınlarda adet ağrısı dismenore
gebelikte sigarayı bırakmanın yolları
kız çocuklarında ilk adet görme menarş
polikistik over sendromu
adet kesilmesi adet görememe
küretaj gebelik kürtajın riskleri
| | |
|
 |
 |
 |
 |